Ayrıca hangi vakit aralığındaydı bu kırk dakika, bunu söylememiştin.Sana sordum, ama sende bilemiyordun.”Tüm gün seni beklemeli miyim?” diye sordum sana. “Bekle.” diye yanıtladın, arkanı dönüp gittin usulca , hiç gelmeyeceğini düşünmeme yetecek izlenimi vermiştin bana. Yalnızca beklememe müsaade etmiştin. “Gelmeyeceğim,” diye seslendim duymayacağını bilerek.Başka bir sözüm kalmamıştı ardından. İlgilenmemiştim ne dediğimle , gittin karıştın kalabalığa. Yıkılmıştım o anda.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eğer tüm olanlardan sonra dahi mutluluktan ölünebiliyorsa, öyle öleceğim.Ve eğer ölümün eşiğindeki biri mutluluğa tutunup hayatta kalabiliyorsa , ben de kalacağım.
Franz kafka
“Merhamet istemiyorum ,hiç kimsenin acımasına ihtiyacım yok, merhamet de zulmün bir parçası; ne bana acıyın ne de çocuğuma.Merhamet zulmün merhemi olmaz.”
Aklınız size,daha sonra yaşanabilecek olanları hatırlatarak “yararsız” davranışlardan kaçınmanızı söyleyecek ,güvenli ve huzurlu bir hayatın yolunu gösterecek .
“Daha sonra”yı düşündüğünüzde aklınız ne kadar haklı ama ona uyduğunuzda “şimdi” yaşanabilecek olanların hepsini yitireceksiniz.
Akıl “şimdi”yi öldürür.
O hep “daha sonra”sına bakar.
Duygular ise şimdiyle ilgilidir.
Daha sonrası için şimdiden vazgeçmekle, şimdi için daha sonrasından vazgeçmek…
Yararsız ve gereksiz her şeyi bu arada duygularınızı da hayatınızdan çıkarıp “şimdisiz” yaşayabilirsiniz ,birçok insan da böyle yaşıyor herhalde, peki ama o yaşanmayan şimdiler, yok farkedilen istekler ne olacak ?
Kayıp mı olacaklar ?
Bir insanı kaydedebilirsiniz belki ama duygular kaybolmayacak.
Nereye gideceğini bilmiyordu ,bildiği tek şey vardı:Bütün bunlara hemen şu anda bir son vermesi lazım, çünkü artık böyle yaşamak istemiyordu.Ama nasıl son verecekti ? Bu konuda hiçbir fikri yoktu.Düşünmek de istemiyordu.Düşünce denen şeyi kovmuştu kafasından.Düşünceler ona acı veriyordu.Tek bir şey istiyordu:Şöyle ya da böyle her şey değişmeliydi, ‘değişsin de nasıl değişirse değişsin’ diye tekrarlayıp duruyordu.