Beyza Nur Özdemir

Beyza Nur Özdemir
@parsedest
"beyza.okuyor" Instagram'da okuduğum kitaplar hakkındaki düşüncelerimi anı olarak saklamak ve paylaşmak için kullandığım sayfam. Herkesi beklerim:).
9/10
·210 syf.··
2025 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 23:37
Son zamanlarda okumakta zorlanırken imdadıma yetişen su gibi akan bir kitap oldu benim için. Kızlarla kendi aramızda kurduğumuz okuma kulübümüzün 2. kitabıydı yaşamak. Okurken yer yer böyle yaşamak mı olur dedirtse de o kadar akıcı bir kitaptı ki tek oturuşta bitirdim. Ana karakterimiz çinli bir köylü olan Fugui’nin ağzından başından geçenleri, kişliğinde yaşadığı değişimleri, kaybedilen ve sıfırdan inşa edilen bir hayatı, kayıpları, hataları ,fedakarlığı, umutsuzluğu, zenginliği, yoksulluğu, yaşamı ve ölümü, pişmanlıkları, çin kültür devriminin etkilerini okuyoruz. Yalnız öyle yazılmış ki okumaktan da öte birlikte yaşıyoruz. Aslında söyleyecek pek bir şey bulamıyorum. Başta Fuguiden nefret ederken sonlarda onu severken buluyoruz kendimizi. Hatta neredeyse onun için ağlayacak noktaya geliyoruz. Buradan fuguiye bir de teşekkür etmek isterim çünkü bana yeni bir bakış açısı kazandırdı. Her türde okuyucunun hoşuna gideceğini düşündüğüm bir kitap oldu. Yazarın diğer kitaplarına da mutlaka bakacağım dedirtti. Tek bir yaşam bize hayatı ne kadar öğretebilir? diye sorarak bitirelim
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
''Yaşamak güzel şey!''
7/10
·272 syf.··
2025 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 10:43
Uzuuuuun bir zaman sonra tekrar merhaba. Reha Tanör'ün Ud Çalan Kadınlar kitabıyla birlikteyiz. Vedat milör'ün şiddetle tavsiye ettiğini görünce listeme eklemiştim bu kitabı, şimdi gelin birlikte inceleyelim. Alt başlıkta “sana michelinli sofralardan baktım aziz İstanbul'' diyor Reha bey. İstanbul’daki bazı “yerler” ve o yerlerin yazarda çağrıştırdığı “düşünceler”i anlatan bir deneme kitabı. İstanbulun köprülerine, sokaklarına, dükkanlarına, lokantalarına ,meyhanelerine, merdivenlerine, vapurlarına, kahvehanelerine kadar İstanbul'un ruhunu kendi anılarıyla harmanlıyor ve ortaya İstanbula bir övgü niteliğinde 5 denemeden oluşan kitabımız çıkıyor. Başta da dediğimiz gibi İstanbuldaki bazı yerler ve o yerlerin çağrıştırdıkları... Örneğin ilk deneme galata köprüsü ile başlıyor. Buradan İstanbuldaki michelin yıldızlı sofralardan tutun da evlerimizdeki sofralara kadar bir İstanbul yeme-içme kültürü ve adabı analizi yapılıyor, kişisel anılar ve tarihsel olaylar birleştirilerek sunuluyor , İstanbulun insan çeşitliliği inceleniyor, mimarisinde dair bilgiler katılıyor, bazen öyle betimlemeler yapılıyor ki İstanbul turuna çıkıyoruz bazen de hiç duymadığımız bilgilere rastlıyoruz. Sanki istanbul'un ev sahibiymişçesine bizi bir geziye çıkarıyor. Bir sohbet havasında ilerliyor kitap. Sık sık restoran isimleri çıkıyor karşımıza. kesin gidilecek diye not alıyoruz tabii.. Reha Tanör'ün okuduğum ilk kitabıydı ancak kalemini çok sevdim. Okurken gerçekten bir gezintiye çıktım. Galatada balıkçı teknelerinin sesini duydum, fatihte ud dinledim. Yalnız meraklısına öneririm.
Ud Çalan KadınlarReha Tanör · İthaki Yayınları · 2024134 okunma
Puan vermedi
Haldun Taner'in 7 hikayeden oluşan son öykü kitabı "Yalıda Sabah" ismini içindeki bir hikayeden alıyor. Ferhan Şensoy'un aktardığına göre Haldun Taner her sabah gün doğarken uyanır, Modadaki evinin balkonuna çıkar 20 sayfa yazı yazarmış. Vapurları, kuşları, insanları izlerken kazandığı izlenimleri de bu kitapta aktarmış olmalı ki buram buram İstanbul kokuyor. Tiyatro eserlerinde görmeye alıştığımız abartılı karakterlerin yaşamlarından kesitler sunuyor. 1980 yılları tasvirleriyle dolu, yazıldığı dönemin sokaklarında bir gezinti vadediyor. Kısa olmasina rağmen etkileyici. Bolca betimleme var ancak asla sıkmıyor. Göz önünde olmayan detaylara da önem veren akıcı bir kitap. Okumayı çok sevdiğim bir melankoli havası saklı öykülerin içinde. Bir an önce diğer kitaplarını da okuma isteğiyle bıraktı beni. Size de mutlaka okumanızı öneririm.
Yalıda SabahHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 2020551 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2022 9. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2022 13:40
Biraz uzun bir aradan sonra edebiyat derslerinden Çehov tarzı ya da durum hikayesinin temsilcisi olarak aşina olduğumuz Anton Pavlovic Çehov'un Vanya dayı eseriyle döndüm. Geçtiğimiz aylarda izlediğim drive my car filminde büyük yer kaplıyordu bu eser. Ben de çok merak edip hemen almıştım. İyi ki almışım kısa ama altı çizilecek bir çok cümle içeren, etkileyici bir kitaptı. Bu 4 perdelik tiyatro eseri bir çiftlikte geçiyor. Her biri kendi mutsuzluğunda yaşayan ve pişmanlıklarıyla boğuşan karakterlerden oluşuyor. Tam bir "melankolik eser" diyebilirim. Karekterlerin hayatlarında bir şeyler eksik ama ya ne olduğu bilinmiyor ya da tamamlamak için çok geç. İsmi Vanya dayı olmasına rağmen eserde tam bir baş karakter yok. Her bir karakterin kendi pişmanlıkları, mutsuzlukları var. Birde Rus eserlerinde her bir karakterin farklı isimlerle anılması gibi bir olay olduğundan okuması biraz zor. Sürekli başa dönüp kim kimdi diye bakmam gerekti. Kısa olduğu için de tam ben karakterlere alışmışken kitap bitti. Genel olarak kısa ve güzel bir tiyatro eseri. Okumanızı öneririm ancak oyununun daha güzel olacağı gibi bir his var içimde. Bir gün denk gelirsem mutlaka gitmek isterim
Vanya DayıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201611,4bin okunma
Puan vermedi·1025 syf.··
2022 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2022 20:12
Karamazov kardeşler Dostoyevski’nin ölmeden önce tamamladığı son romanı benimse bunca zamandır okumamış olduğum için bir miktar suçluluk hissettiğim ama okuduktan sonra da iyi ki şimdi okumuşum dediğim bir kitap. Bunun nedeninden en son bahsedeceğim 1020 sayfalık bu klasiği konusuna girmeden anlatmak biraz zor ama ben bunu başaracağım Rus ve dünya edebiyatının başyapıtlarından olan bu eser için Dostoyevski’nin edebi anlamda tam olarak olgunlaşıp yazdığı ustalık eseri eseri demek de mümkündür sanırım. Bu eseri yorumlamak gibi bir işe kalkışmayacağım ancak fikirlerimi belirteceğim. Belki hatırlayanlar vardır -hatırlamayanlara da geriye dönüp bakmalarını tavsiye ederim- oblomov kitabını anlattığım önderimde kitabım rus dilinde bir bakıma tembelliği simgeleyen bir kavram kattığındann bahsetmiştim. İşte karamazovluk da aynı oblomovluk gibi rus diline geçmiş bir kavram. Karamazovluğun ne demek olduğunu okumadan net olarak anlayamayacağınızı düşünsem bile kavga ve şevk duygularının aynı anda yaşanması gibi düşünülebilir. Çoğu klasikte olduğunu düşündüğüm gibi bu kitapta da önemli olan şeyin olaylardan ziyade karakterlerin ruh halleri ve onlar üzerinden aktarılan düşünceler olduğunu düşünüyorum. Özellikle en küçük kardeş Aloysa ve ortanca kardeş Ivan karakteri üzerinden din Ve toplum ile alakalı fikirler, büyük kardeş Dimitri üzerinden Müthiş psikolojik ve felsefi çözümlemeler var. Daha psikolojik çözümleme diye bir kavramın olmadığı günlerde yapılmış müthiş psikolojik çözümlemeler... Okunması kolay bir kitap olmasa da sonlara doğru çok akıcılaşıyor ve işin içinde merak duygusu da olduğundan dolayı hızlıca okunabiliyor ancak yer yer yukarıda da bahsettiğim din ve toplum üzerine fikirlerin aktarıldığı kısımlarda okuma gayet yavaşlıyor. Bir de yine çoğu Rus romanındaki gibi
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma