Son zamanlarda okumakta zorlanırken imdadıma yetişen su gibi akan bir kitap oldu benim için.
Kızlarla kendi aramızda kurduğumuz okuma kulübümüzün 2. kitabıydı yaşamak. Okurken yer yer böyle yaşamak mı olur dedirtse de o kadar akıcı bir kitaptı ki tek oturuşta bitirdim.
Ana karakterimiz çinli bir köylü olan Fugui’nin ağzından başından geçenleri, kişliğinde yaşadığı değişimleri, kaybedilen ve sıfırdan inşa edilen bir hayatı, kayıpları, hataları ,fedakarlığı, umutsuzluğu, zenginliği, yoksulluğu, yaşamı ve ölümü, pişmanlıkları, çin kültür devriminin etkilerini okuyoruz. Yalnız öyle yazılmış ki okumaktan da öte birlikte
yaşıyoruz.
Aslında söyleyecek pek bir şey bulamıyorum. Başta Fuguiden nefret ederken sonlarda onu severken buluyoruz kendimizi. Hatta neredeyse onun için ağlayacak noktaya geliyoruz.
Buradan fuguiye bir de teşekkür etmek isterim çünkü bana yeni bir bakış açısı kazandırdı.
Her türde okuyucunun hoşuna gideceğini düşündüğüm bir kitap oldu. Yazarın diğer kitaplarına da mutlaka bakacağım dedirtti.
Tek bir yaşam bize hayatı ne kadar öğretebilir? diye sorarak bitirelim