Puan vermedi·176 syf.··
2026 229. kitabı
F. Scott Fitzgerald, "Kükreyen Yirmiler" olarak adlandırılan 1920'ler Amerika’sının o ışıltılı, caz dolu, lüks ve ihtişamlı manzarasının arkasına gizlenmiş ahlaki çöküşü ve boşluğu muazzam bir zarafetle gözler önüne seriyor. Long Island’ın görkemli malikanelerinden birinde her gece çılgın partiler veren, gizemli ve bir o kadar da zengin Jay Gatsby’nin, geçmişte kalan ve saplantı derecesinde bağlandığı büyük aşkı Daisy Buchanan’ı yeniden kazanma çabasını anlatıyor. Nick Carraway’in gözünden aktarılan bu hikaye; zenginliğin, sınıf farklılıklarının, yapay elitizmin ve nihayetinde "Amerikan Rüyası"nın o trajik ve amansız çöküşünü simgeliyor. Yeşil ışığın peşinden koşan ama geçmişin akıntısına karşı kürek çekmekten bitap düşen Gatsby aracılığıyla yazar; umudun büyüleyiciliğini ve aynı zamanda ne kadar yıkıcı olabileceğini edebi bir dehayla işleyen, dünya edebiyatının en şık ve hüzünlü başyapıtlarından birini sunuyor.
Muhteşem GatsbyF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526,9bin okunma
Puan vermedi·
Geleceği okuyarak yazılmış tadında bir kitap olmuş. Yazar dönemine göre fantastik bir hikaye yazmış olsa da düşünce özgürlüğüne dünya her zaman kapalı olmuştur. Bir avuç aristokratın yönettiği bir dünyaya darbe vuran Fransız devrimiyle pastaya yeni ortaklar çıkmıştır. Dünya üzerinde ki en kanlı devrim halkın desteğiyle yapılmıştır fakat orta sınıftaki insanlar üst sınıf olduğunda eskisinden daha sistemli bir şekilde alt sınıftaki insanları dizayn ederek düşünce köleleri yapmak için psikolojik veya sosyolojik yollara basvurmuşlardır. Bu kitap bize hangi ideolojik fikir olursa olsun körü körüne veya itaatkâr bir şekilde bağlı olmanın insanı nasıl aptallaştırdığını gösteriyor. Hikaye bize güç zehirlenmesi yaşamış iktidarın her zaman aynı güce sahip olabilmek için deli saçması bir kontrol mekanizması kurduğu ve insanların aksi yönde düşünmelerinin bile suç sayıldığı bir dünyadan bahsediyor. Tarih boyunca hepsi olmasa da birçok iktidara sahip kişiler veya partiler bu amaca hizmet ederek insanları kontrol altında tutmaya çalışmışlardır. Halkı baskı altında tutarak sindirdiğini düşünenlerin kurduğu sistemlerin sonu hep hüsran olmuştur. Kurulan her sistem açık verir tıpkı bakire kız gibi biri bunu yapmasa bile sistemini kendi bozar. İmparatorlukları kuranlar da yıkanlar da insandır. İnsanlar belli bir kesimin özgür yaşayıp diğerlerinin ezildiği bir sistemi er yada geç yıkar ve yenisini kurar. Ta ki alt sınıfın kendini özgür ve mutlu hissettiği bir yönetim sistemi kurulana dek.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir Hayale Aşık Olmak
Puan vermedi
1920’ler… Cazın altın çağı… Yeni zenginlerin bölgesi West Egg ile aristokrat zenginlerin yaşadığı East Egg arasındaki gizli rekabet. Burada bir dipnot düşeyim: West Egg ve East Egg, Fitzgerald’ın yarattığı kurmaca yerleşimler. Amerikan rüyasının simgesi evinde çılgın partiler veren Muhteşem Gatsby… Ve onun, gözünde ulaşılmaz bir yere oturttuğu, ona tekrar kavuşmak için her şeyi göze aldığı ilk aşkı Daisy…. Tüm bunları Daisy’nin ikinci dereceden kuzeni Nick Carraway’in gözünden izliyoruz. F. Scott Fitzgerald’ın 1923’te yazmaya başladığı ve 1925’te yayımladığı başyapıtı Muhteşem Gatsby, okuyucuya bir devrin panoramasını sunarken, savaş sonrası zenginleşen ama değerler konusunda çözülme yaşayan Amerika’yı gözler önüne seriyor. Bir kadını hayatının tek anlamı haline getirmenin bedeli, bu uğurda yitirilenler ve kazanılanlar, farklı duygular arasında gezdiriyor. Daisy, Tom Buchanan’la evlidir, üç yaşında bir kızı vardır ve aldatılmaktadır. Kapana kısılmış hisseder kendisini. Tam o sırada, malikanesinde verdiği gösterişli partilerle adından söz ettiren ve servetinin kaynağı hakkında türlü söylentilen dolaşan Gatsby çıkar karşısına. Gatsby, Daisy ile askerdeyken tanışmış, aşık olmuştur. Tek amacı onu yeniden elde etmektir. Bu uğurda hayatını, hatta kimliğini yeniden inşa etmiştir. Gatsby’nin trajedisi, Daisy’yi gerçekte olduğundan çok daha büyük, çok daha özel bir yere koymasıydı bence. Belki Daisy güzelliği, zenginliği ve ulaşılmazlığıyla Amerikan Rüyası’nı simgeliyordu. Tıpkı dönemin insanlarının “biraz daha para, biraz daha başarı” derken mutluluğun bir sonraki köşede olduğuna inanması gibi. Gatsby’nin peşinden koştuğu şey yalnızca Daisy değil, ulaşınca her şeyin düzeleceğine inandığı bir hayaldi. Muhteşem Gatsby birkaç defa filme de uyarlanmış. 1974 tarihlisinde Robert
Muhteşem GatsbyF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526,9bin okunma
Puan vermedi
Cehenneme Övgü 'den sonra gökkuşaklıbir yolculukta "Cennetin Dibi'ni görmesem olmazdı. "Akıl kendi kendinin yeridir ve kendi başına cehennemi cennete, cenneti cehenneme çevirebilir. " John Milton'dan bu alıntıyla başlayan kitapta, ilk olarak siyaset ele alınmış. Bizim apartman yöneticiliğinde olduğu gibi kiralık hükümetler ile yönetilen ülkeler... İlanlardan istediğin özelliklere sahip hükümeti kiralıyorsun ve profesyonel bir hizmetle ülkeni yönetiyor. Oy verme, seçimlere tonlarca para harcama yok. "Halkı bölenler aslında partiler, bölücü tüm partiler." diyor Gündüz Vassaf. Cinsel seçimler, evlilikten sıkılan çiftlere hizmet sunan Amsterdam'daki profesyonel kurumlar neler neler var kitapta. Gerçekte var mı diye sürekli araştırmaya sevk eden bir okumaya hazır olun. Karakter ve olay sayısı çok olan kitapta, son sözle birlikte 13 ayrı bölüm ve bazı çizimler var. Duygu ve Çelik'in hikayesi en uzun olanlardan. Atina'ya en yakın adalardan olan Kea adasının nasıl cazibe merkezi olduğu ve daha çok kimleri kendine çektiğinden tutun mezarlıklara, mezarda oynatılan kliplerle para kazanmaya, cenaze töreni organizatörlerine, eşcinselliğe, Leydi Diana'nın Vatikan 'a yaklaşmasıyla kraliyet ailesinin yaşadığı paniğe, Hristiyanların aslında hiç de laik olmamasına, tüm dünyaya hakim olma isteklerine, Yahudilerin nüfuslarının gittikçe azaldığı iddiasına, Çin'in ileride tüm dünya için tehlikeli olacağına dair nice konu yer alıyor kitapta. 1992 yılında yazılan eserde değinilmiş sonra gerçekleşmiş birçok olay da yazarın öngörüsü diyebilirim. Ama rüyanızda bile göremeyeceğiniz rüyaların satılıp rüyadan para kazanma gibi olayların gerçekliği ise çok şaşırtıcıydı. İnsanların eğlence uğruna sınır tanımazlığını göreceğiniz kitap saatlerce, günlerce konuşulacak türden. Ama favorim tabii ki
Cennetin DibiGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 20192,722 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 16. kitabı
Kitabı alırken Justaway'le konuşuyordum. Sordum. "Balolu bi şeyse istemiyorum, sıkıldım" dedim. Öyle ama güzel bir aşk hikayesi, sen seversin dedi. Güzel bir aşk hikayesi miydi emin değilim. Partiler benim sıkıldıklarımdan farklı bir coğrafya ve zamana ait oldukları için çok batmadı. Dil ve anlatım güzeldi. Yazarın başka bir kitabını da okumak isterim.
Muhteşem GatsbyF. Scott Fitzgerald · Remzi Yayınevi · 201626,9bin okunma
7/10
·595 syf.··
2026 55. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 13:16
Uzun zamandır #stefanzweig okumuyordum. Tekrar başlamışken seveceğim bir kitaba denk gelsem iyi olurdu ama okumadan bilemiyoruz tabii ki neyi sevip sevmeyeceğimizi. Bu kitap ne yazık ki hiçbir şekilde bana hitap etmedi. Yazardan kaynaklı değil, ben karakteri sevmedim yani Antoinette'yi. Kitabın kapağında da vasat bir karakterin portresi yazıyor, cidden ne kadar da haklı bu sözünde Zweig. Marie küçük yaşta evlendiriliyor ama evlendiği adam da küçük daha. Normal bir karı koca ilişkisi olmuyor onlarinki ve bu sarayda alay konusu oluyor, kocası kocalık görevini yapmıyor diye. Marie de bu sırada vur patlasın çal oynasın kafasında. Eğlenceler, partiler, yemekler derken gününü gün ediyor. Asıl kral ölüp kocası onun yerine geçince, ileride yaşanacak isyanların temeli atılmış oluyor. Marie, anne olduktan sonra biraz duruluyor ama halka kendini kötü lanse ettiği için çok da yapacak bir şey kalmıyor. Fransız Devrimi de patlak verince ortalık epey karışıyor. Keyifli bir okuma ne yazık ki olmadı ama ilgisini çekene de tavsiye ederim. Ben bu kadar vasat bir karakter nasıl kraliçe oldu diye diye okudum.
Marie AntoinetteStefan Zweig · Can Yayınları · 20171,210 okunma