Resûl (sallallahu aleyhi ve sellem), ashabına şöyle buyurdu: “Halkın gönlü, demir gibi pas tutucudur.” Ashab-ı Kirâmı: “Ya Resûlâllah! O pas neyle giderilir?” dediler. Rasûlullah Efendimiz şöyle cevap buyurdu: “Kur’ân okumakla, ölümü anmakla!”
Şimdi nerdesin? ne çok bekledim Tükendi yapraklarım Rüzgâr bulutların göğsünden damlalar çaldı Aldı beni kattı önüne Pas tutmuş yollarından geçirdi gençliğimin,
Sayfa 99·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Qui n'avance pas, recule. [Fr. İlerlemeyen, geriler.]
Mahpus
Sekiz yılı aşkındır buradayım," dedi saçı sakalı ağarmış, gözlerine yarınsızlık çökmüş adam. Bu dört duvar, bir kapı, bir pencere arasında. Yalnızlıkmış en büyük ceza. Öyle düşünmüş insanoğlu ezelden beridir ki mahpusluğu icat etmiş. Kapatıp bir odaya tek başına, bir de hedeften gün koymuşlar ki daha çok ısırap çeksin diye. Yanılmışlar oysa. En zorudur, ilk zamanlar. Öfken bir yandan, çaresizlik bir yandan çullanır üstüne. Öcümü aldım demek de hafifletmez ruhunu. Paşa paşa yatarım, diye düşünmek de hikâye. Kapanınca demir kapı üzerine, yatarsın kuzu gibi, ağlarsın kendine. Bu delikte geçecek ömrüne. Artık göremeyeceğin sevdiklerine... Ne de olsa alışmış insan, istediği zaman istediği yere gitmeye. Tıkılınca birden bir deliğe, delirmemek için tutarsın kendini. Bir de düşününce burda geçecek günlerini, heba edeceğin ömrünü. Yolarsın saçını başını. Haykırırsın: "Çıkarın beni!" diye.... Kimse duymaz oysa. Duysa da güler geçerler. "Adam gibi çek cezanı." derler, ağlama çocuk gibi. Erkeklikten ödün verilir mi? Susarsın elbet. Hem de öyle bir susarsın ki, gün olur, kulakların bile yabancılar sesini. Yatarsın boylu boyunca, başlarsın ezberlemeye tavandaki çatlakları, duvarlardaki eski kiracıların bıraktığı izleri, kapıdaki sürekli başka hayvanlara benzettiğin pas öbeklerini. Onlar büyür, sen küçülürsün zamanla. Kanatarak da olsa geçer günler. Ama ahh o geceler! Onlar geçmek bilmez işte! Karanlıktan ürker saatler. Gündüzleri uyursun da geceleri diken dolu olur döşekler. Düşünceler, özlemler sarar her bir yanını. Gözyaşları geceleri bekler. Utanırlar gözden düşmekten, kimse görmesin diye karanlığı özler.
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Anadolu ve Sevgi Gücü Türk Birlikte Uyanıyor Anadolu bektaşi Türk kültürü ile yeniden doğuyor.. Akşehir gölü uzun yıllar sonra su tutmaya başladı. Kozmik devrim yavaş yavaş Anadolu'nun ve sonsuza kadar bu kadim emanetin sahibi Türk'ün gücünü göstermeye başladı. Nasrettin hoca vardı, Bektaşi Türk'ü Göle maya çaldı yoğurt yapmak için, gülüp geçenler oldu. Ya tutarsa dedi. Oysa öğretmek istediği toprağını taşını suyunu ihmal etme işleyen demir pas tutmaz dedi. Komşusundan kazan ödünç aldı, geriye iki kazan verdi Komşusu bu nedir dedi Kazan doğurdu dedi, komşusu sorgusuz sualsiz iki kazanı da aldı Gün oldu kazanı yeniden ödünç istedi Geri vermedi Komşusu kazanı istedi Kazan öldü dedi Hoca kazan hiç ölür mü? Kazanın doğurduğuna inanıyorsun, öldüğüne mi inanmıyorsun diyerek Hep bana hep bana diyen doyumsuzluğa Anadolu ve Türk dersi verdi.
Hayata Dair
Biliyor musun (Tu ne sais pas) Burak? Geçmiş silinir, bazen silindiği de unutulur.