Puan vermedi·536 syf.··
2026 123. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 21:19
Rasyonalizm ile inanç, mantık ile kalp arasındaki köprüyü kurmaya çalışan, insanın kendi varoluşuyla yüzleştiren sarsıcı bir aforizmalar bütünü.. Ayrıca kitapta yer alan ünlü "Pascal’ın Kumarı" argümanı, Tanrı’ya inanmanın mantıksal olarak en güvenli seçim olduğunu savunur. Özetle Düşünceler, kalbin mantığını aklın sınırlarıyla buluşturan, insanı kendi acizliği ve büyüklüğüyle yüzleştiren sarsıcı, derin ve edebi bir başyapıttır.
Alıntı
DüşüncelerBlaise Pascal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017701 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Bir 23 Şubat günü akşam 19:47’de polislere bir ihbar geldi.Anderson ailesinin çiftlik evlerinin önünde durup onları gözetleyen bir adam vardı.Ancak hava o kadar yağmurlu ve fırtınalıydı ki adamın kim olduğunu göremiyorlardı.Polisler yoğunluktan ve sellerin yolları kapatmasından dolayı ihbarlara çabuk yetişemiyorlardı ki Anderson ailesi için de çok geç kalınmıştı.İhbarlarından 9 saat sonra vardı ekipler evlerine ve evde yaşanan vahşet oldukça kanlıydı ancak cesetlerden bir iz yoktu, iki yetişkin-iki çocuğun cesetleri ortadan kaybolmuştu.Çok geçmeden katil ise arabası sayesinde bulunmuş ve tutuklamıştı.Katilin her yerinde, ayak altları ve avuç içleri de dahil rakamlarla dolu dövmeler mevcuttu ve hiç konuşmuyordu, dövmeleri kendisinin yaptığı tespit edilmişti.Kim olduğunu, adını vb. bulamıyorlardı çünkü sistemde kayıtlı hiçbir bulgu yoktu. Diğer yandan Mila Vasquez artık karanlıkla savaşmayı ve polisliği bırakmış, kızı Alice ile birbirlerine alışabilecekleri yepyeni bir ev ve yer ile bir hayata başlamıştı.Ancak çok geçmeden yargıç kapısını çalıyor ve ona Anderson ailesi ve dövmeli adamdan bahsetti.Mila reddetmeye kararlı ancak bir detay vardı; adamın sol kolunda küçük bir şekilde rakamların arasına sıkıştırılmış bir isim; Mila.Bu demek oluyordu ki, adamın kim olduğunu yalnızca Mila ortaya çıkarabilir. Ki çok geçmeden Enigma yani Suflör işin başına geçti, planlarını kurdu ve yine Mila ile kızı Alice’i karanlığın içine çekti.İki, diğer adıyla Başka Yer adlı paralel ve kötülük barındıran bir dünyanın olduğu sanal bir oyun, ona bu oyunda ve kızını bulmasında yol gösteren Pascal, daima yanında olan ve yardım eden Simon Berish, Melek Gözyaşı.. Bu oyun aynı zamanda cinayetler, kurbanlar ve katiller konusunda da yol gösterici ancak bunun sonuçları oldukça acı verici. Vee
Suflörün OyunuDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 202532 okunma
Reklam
8/10
·135 syf.·
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Kabul edelim ya da etmeyelim hepimiz bu hayatı sandığımızdan daha çok seviyoruz. Çoğu zaman hayattan yakınıyoruz fakat yine de yaşamaya, umut etmeye ve yarını beklemeye devam ediyoruz. Epikuros'un da dediği gibi "Hayattan yakınan insan, intihar etmediği sürece kendi söylediğini çürütmüş olur." Kitap, mutlu olmanın yollarını anlatmıyor aslında, daha doğrusu böyle bir reçete sunmuyor. Çünkü herkes için geçerli tek bir mutluluk yolu yok. Mutluluğu tek bir tanımın içine sığdırmak yerine onun felsefi, psikolojik ve tarihsel katmanlarını sorgulatıyor okuyucuya. Cevaplar vermekten ziyade sorular üzerinde okuyucuyu düşünmeye zorluyor. Her okur, her insan mutlu olmanın ya da mutsuz olmamanın yolunu kendisi bulmalı, diyor yazar. Kitabın temel meselelerinden biri, "Neden mutlu olamıyoruz?" sorusundan çok "Neden mutsuzuz?" sorusunun peşine düşmesi. Yazar bu sorunun haritasını çıkarmaya çalışıyor. Aslında cevabı oldukça basit: Modern insan mutluluğu, sürekli daha fazlasına sahip olmakla karıştırıyor. Oysa sahip olmak da arzulamak da kendi içinde sınırsız. İnsan bir şeye ulaştığında, kısa süre sonra yeni bir eksiklik hissiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle mutluluk, sürekli bir birikim hali değil, geçici tatminler ve kısa anlar hâlinde ortaya çıkan bir deneyimdir. Yazarın oldukça ilginç fikirleri vardı. Kitabın en dikkat çekici fikirlerinden biri, mutluluğun mutlak bir durum olmadığı düşüncesidir ki aslında bu hepimizin bildiği bir şeydir. Hayatın içinde sevinçler ve üzüntüler sürekli yer değiştirir, bu nedenle kesintisiz bir mutluluk beklemek gerçekçi değildir. İnsan her zaman büyük bir coşku içinde yaşamaz, fakat bu onun mutsuz olduğu anlamına da gelmez. Bu bakımdan mutluluk, kusursuz bir saadet hâlinden çok, yaşamın iniş çıkışları arasında sürdürülen bir dengeye benzer.
Mutluluğun En Güzel TarihiAndre Comte-Sponville · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020190 okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2026 4050. kitabı
Bazı kitaplar vardır, sayfa sayısı azdır ama etkisi uzun süre zihninizde kalır. Dünyanın Bütün Sabahları da benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Kısacık olmasına rağmen içinde yalnızlık, yas, sanat, tutku ve insanın kendi içine yaptığı yolculuk üzerine çok şey barındırıyor. Kitabın merkezinde, eşinin ölümünden sonra dünyadan elini eteğini çeken ve kendini tamamen müziğe adayan Sainte Colombe var. Onun yaşamı boyunca sürdürdüğü sessiz direnişi, şöhrete ve saray hayatına sırt çevirmesi beni oldukça etkiledi. Günümüzde insanların görünür olmak için çabaladığı bir dünyada, onun tam tersini seçmesi ve mutluluğu doğada, anılarında ve müziğinde bulması çok anlamlıydı. Pascal Quignard'ın dili oldukça sade ama aynı zamanda şiirsel. Özellikle müzikle ilgili bölümlerde kelimeler adeta notalara dönüşüyor. Viyolanın sesi üzerinden anlatılan duygular o kadar güçlü ki, bazı bölümlerde müziği gerçekten duyuyormuş gibi hissettim. Sainte Colombe'un acısını, özlemini ve eşine duyduğu bağlılığı sessiz ama derin bir şekilde okura geçirebilmesi kitabın en güçlü yanlarından biri. Kitapta sanatın ne için yapıldığı sorusu da sık sık karşımıza çıkıyor. Şan, şöhret ve alkışlar için mi; yoksa insanın içindeki duyguları ifade edebilmesi için mi? Sainte Colombe'un bu konudaki tavrı oldukça net ve düşündürücüydü. Sarayın sunduğu ihtişamı reddetmesi, sanatını özgürce yaşayabilmek istemesi beni etkileyen detaylardan biri oldu. Elbette kitap herkese hitap etmeyebilir. Olaydan çok duygu ve atmosfer üzerine kurulu olduğu için hızlı ilerleyen bir hikâye bekleyenler biraz durağan bulabilir. Ancak sakin anlatımları, müzik ve edebiyatın iç içe geçtiği eserleri sevenler için oldukça özel bir okuma deneyimi sunuyor. Ben kitabı bitirdiğimde içimde hafif bir hüzün ama aynı zamanda huzur kaldı. Kısa
Dünyanın Bütün SabahlarıPascal Quignard · Sel Yayıncılık · 20151,019 okunma
1/10
·216 syf.··
2026 20. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 16:16
Okuması o kadar zor bir kitaptı ki benim için, üstelik tam da tatilde bu kadar keyifsiz bir kitap seçtiğime inanamıyorum. İnadımdan yarım da bırakamadım açıkçası. Ancak bana çok ağır geldi. Sözde suçluluk duygusu üzerine yoğunlaşmış insan psikolojisini işleyen bir kitap ama bana geçmedi hiçbir duygu, benim için çok yüzeysel kaldı. Bu kadar yüzeysel kalmasına rağmen neden bu kadar ağır ve okuması zordu hala anlam da veremiyorum. Ama o duygular, Lea’nın annesiz hayata alışamaması, babasının ise Lea’ya olan sevgisini hiçbir zaman gerçekten gösterememesi, konu güzeldi ama daha derin bir anlatım bekliyordum. Aynı zamanda olayların anlatımının da geçmiş zaman kipiyle olması da rahatsız ediciydi zaman zaman. Bu kitap benim için biraz hayal kırıklığı oldu maalesef.
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022339 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 12:47
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, belkide bana en çok hitap eden, beni en çok etkileyen kitabı oldu. Kesinlikle hakkı yenen, görmesi gereken ilgi ve değeri görmeyen bir kitap. Tıpkı kitabın kilit kişisi baba, yani piyano akortçusu (Der Klavierstimmer) gibi. Yetim kalmış, yetimhaneye verilmiş, orada pek sevilmemiş ve aradığı sevgiyi evlatlık edinen kör adamda ve onun mesleği olan piyano akortçuluğu dolayısıyla opera yazarlığında bulmuş. Ama bu sevgi hakiki bir sevgi midir, yoksa hasret olduğu sevgiye ulaşmak için bir araç mıdır sadece? Akortçunun operada işlemiş olduğu cinayetle ve ona götüren sebeplere giriş yapıyoruz. Hikayeye bir Patrice'nin bir de ikizi olan Patricia'nın ağzından yazılmış yazılardan okuyoruz. Babanın ve annenin kimlikleri, çocuklarla olan ilişkileri, ve ikizlerin başta erkeğin uğraş ve teşvikiyle bağlılıkları, daha sonra ise Patricia'nın birey olma arzusuyla başlayan birbirlerinden kopuşları... Çok katmanlı, yalın ama duygu derinliği yoğun, akıcı ve muhteşem bir dil ile kaleme alınmış bir roman. Baba ve ikizler üzerinde, iki ana çizgide yoğunlaşan hikaye, hepsinin birey ve kendi olma maceralarında birleşiyor. Hazin mi hazin, dokunaklı mı dokunaklı bu romanı her kitapsevere tavsiye ederim. Sessiz usta akortçu gibi takdir bekleyen ama bulamayan bir garip bencileyin kalmasın kitap diye...
Der KlavierstimmerPascal Mercier · Btb Verlag · 200073 okunma
Reklam
Reklam