Hem öğretmen olarak hem anne adayı olarak bana çok şey kattığını düşündüğüm bir kitap. Doğru bildiğimiz yanlışların, bilimsel verilerle destekleyerek, doğrusunu bizlere öğreten, herkesin okuması gereken bir kitap.
İlk bölümde ödül, ceza, not gibi değerlendirme ölçütlerinin, çocuğun var olan iç motivasyonunu da öldürdüğünü, faydadan çok zarar verdiğini ve ortada var olan sorunları bizlere farkettiriyor. Son bölümde ise çözüm önerilerinde bulunarak çözüme odaklanıyor. Çocuğa sorumluluk bilincini aşılamayı veya çocuğun öğrenmesini ödül veya ceza gibi geçici çözümlerle değil, ileride yetişkin olarak karakterini de şekillendirecek şekilde nasıl daha kalıcı bir hâlde yapılması gerektiğini örnekleriyle anlatıyor.
Anne sadece çocuğun gözlerinin içine bakarak, onunla beyin beyine iletişim kurar, çocuğun limbik sistemini kendisininkiyle uyumlu hale getirir. (Bu yöntem, anne olumlu ve regüle edilmiş bir ruh halindeyse faydalı olur ama huysuz ve üzgün olduğunda işe yaramaz.)
En önemli unsur annenin yaptığı şeyler değil, onun enerjik varlığı ve sevgisidir. Bebeğini emzirirken öfkeli midir, yoksa dalıp gitmiş midir? Anne gerçekten ve sevgi dolu bir şekilde orada olduğunda, annenin sütü ve annenin kalbi birbirinden ayrılmaz. Orada olmadığındaysa sütü o kadar besleyici olamaz. Bebek, süt emme konusunda çok iyi hissetmeye bilir. Belki de bunun nedeni sütün özgürce verilmiyor olmasıdır ya da bu etkileşimde sütle birlikte gelen istenmeyen bir unsur vardır.