Puan vermedi·432 syf.··
2026 34. kitabı
Cuma, 3 Ağustos, sabah 10.25 "Alo... buyrun ben Dedektif Hunter." "Merhaba Robert, senin için bir sürprizim var," Hunter neredeyse kahve fincanını düşürecekti, donakaldı. Bu metalik sesi çok iyi tanıyordu. Bu sesin aramasının tek bir şey ifade ettiğini biliyordu- parçalanmış yeni bir ölü beden. "Son zamanlarda ortağından haber aldın mı?" Hunter bir kere daha sessiz tuşuna bastı. "Ona ne yaptın?" "Şimdi dikkatini çekebildim mi?" Söylediğim gibi bu bir sürpriz Robert. Ama fark yaratman için sana bir şans daha vereceğim. Belki bir kez daha çaba harcarsın. Bir saat içinde Güney Passadena'daki Pasifik yolunda, eski numarası 122 numaralı binanın bodrum katındaki çamaşırhanede ol. Destek getirirsen Garcia ölür. Bir saat içinde gelmezsen de ölür ve bana güven Robert, bu çok yavaş ve acılı bir ölüm olur." Telefon kapandı. Dedektif Robert Hunter Haçlı katilini bulabilecek mi ? Neden Haçlı katili lakabını almıştır? Kurbanlarını rastgele seçen biri mi? Haçlı katili yıllar önce yakalanıp cezaevine atılmıştı. Cezaevinde intihar ederek hayatına son vermişti. Dedektif Hunter ve ortağı Garcia bu cinayetlerin ortak bağlantısını bulabilecekler mi? Bu yeni metalik ses her şeyin en başta başlamasına sebep olur. Hunter ve ortağı Garcia Haçlı Katili 'nin işleyeceği cinayetlere engel olabilecekler mi? Haçlı Katili sürpriz biri çıkar!
Haçlı KatilChris Carter · Pegasus Yayınları · 2014624 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:57
Balina Düşüşü adlı kitap, yazar Daniel Kraus tarafından yazılmış bir hayatta kalma romanıdır. Kısa özet: Jay Gardiner, ölen babasının cesedini bulmak için Pasifik Okyanusu'nda dalış yapar. Ancak dalış sırasında dev bir ispermeçet balinası tarafından yutulur. Balinanın içinde sınırlı oksijenle hayatta kalmaya çalışan Jay, hem ölümle mücadele eder hem de babasıyla ilgili geçmişindeki suçluluk duygularıyla yüzleşir. Kitap, hayatta kalma mücadelesi, aile ilişkileri ve insanın kendisiyle hesaplaşmasını anlatır. � İthaki Yayınları +1 Ana fikir: İnsan, en zor koşullarda bile yaşam umudunu ve mücadele gücünü kaybetmemelidir.
Balina DüşüşüDaniel Kraus · İthaki Yayınları · 202518 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·352 syf.··
2026 67. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:30
Fransa'nın ilk resmi devr-i âlem seferi ve Louis - Antoine de Bougainville 1766 yılında Bougainville liderliğinde biri tedarikçi olmak üzere iki gemi ve her türden bilimsel ataştırmacıların da yer aldığı 400 kişilik mürettebatıyla Brest kentinden Atlas Okyanusu'na açılırlar. Hiç bir yere uğramadan İspanyollar ve Portekizliler tarafından paylaşılmış Güney Amerika'ya varırlar ama zamanlama kötüdür. Bölge siyasi karışıklıklar içindedir ve bu sebebten ekip Rio De Janeiro, Montevideo ve Buenos Aires arasında mekik dokumak durumunda kalırlar. Bu arada ilk görev olan Falkland Adaları ya da o zamanki adıyla Malvinas'ın İspanyollara teslimini de gerçekleştirilmiş olurlar. Bugün dahi İngiltere ile Arjantin arasında tartışma konusu olan bu ada grubu bu dönemde Fransızların elindeymiş ve başarısız bir kolonileştirme girişimleri de olmuş. Bu noktadan sonra asıl macera başlıyor çünkü bildiğimiz anlamda medeniyetin bittiği yerdeler. Avrupa'nın kıtada yerleşebildiği en güney üç Buenos Aires. Bu şehrin güneyi tam bir muamma. Ellerinde yalan yanlış ve fazlaca eksik haritalarla ve artık efsaneleşmiş kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla Atlas'tan Pasifik Okyanusu'na geçiş yapmak için Macellan boğazını bulmak ve o tehlikelerle dolu labirentte yollarını bulabilmeleri gerekiyor. Aylar süren bu bilinmezlerle dolu tehlikeli boğazı geçmeleri sürecinde pek çok yeni hayvan ve bitki türleri keşfediyorlar, çoğu coğrafi noktayı ilk defa gören Avrupalılar oluyorlar ve o anki ruh hallerine göre kendileri isimlendiriyorlar. Bu isimlendirme olayı Hollanda kontrolündeki Endonezya adalarının doğu ucuna varana kadar devam edecek. Ayrıca, kendi kanılarına göre, tüm dünyada yaşayan topluluklar arasında en sefil hayatı yaşayan , Patagon dedikleri yerli halklarla da bir tür iletişim kuruyorlar. Bu
Dünyanın Çevresinde YolculukLouis-Antoine de Bougainville · Yapı Kredi Yayınları · 200917 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:50
Bu kitapta anlatılan, dünyanın kaçınılmaz bir değişim dönüşüm sürecine girdiğini ve yeni çağa adapte olurken küresel geçmişimizi kültürümüzü atasal geleneklerimizi de içine alacak şekilde yeni çağa uyarlamamız gerektiğinin önemidir. Belki yenilere yer açabilmek için bazı öğretilerden vazgeçmeliyiz. Nitekim kitaptaki bu cümle aslında bunu çok güzel anlatıyor; Himalaya dağlarında uçan bir kelebek, Pasifik okyanusunda fırtına ya sebep olabilir. Bir tek benimle ne olur dememek lazım "yanlış yanlıştır herkes yapsa bile doğru doğrudur hiç kimse yapmasa bile" bu sözü seviyorum, tüketim çılgınlığı çevre kirliliği Z kuşağı şöyle böyle derken peki yeni nesil gençlerimiz dünyayı kimin gözünden görüyor onlar hiçbir şey bilmeden bu dünyaya geldiler kimin gözünden ilk dünyayı gördüler onlar da bir hata varsa dönüp kendimize bakmamız gerekmez mi kaldı ki kendini inşa etme yolunda kim mükemmeldi ya da şu anda kim mükemmel hangimiz kim gelişimini tamamladı daima öğrenmeye gelişmeye devam etmiyor muyuz? Ben oldum diyen meyve ağaçtan düşermiş.. Tamam ben oldum demek ne büyük bir ziyandır. Yeniçağa uyum sağlayıp adapte olurken, bu yeni çağ'ın getirilerini olabildiğince verimli kullanmak ve gençlere de olumsuz bir şekilde yüklenmemek gerektiğini düşünüyorum. Bir yerde okumuştum Sümer tabletlerinde bile ne olacak bu gençliğin hali yazıyormuş ben inanıyorum doğrudur yazıyordur vardır öyle bir şey, gençliğin hali hiçbir şey olmayacak evet bu hızlı dijitalleşen dünya beni de bazen ürkütüyor ancak onlar da bu bilinç seviyesi ile dünyaya geldiler bir yaradan var burada bizi aşan bir durum var onlar zaten buna daha doğmadan adapte oldular çünkü sistemin bize ne zaman ihtiyacı varsa ve bizim ruhumuzun tekamülü için de hangi çağ uygunsa o çağda o dönemde yaşarız. Rahmetli anneannemin kendi
Homo GlobusYücel Ataç · İskenderiye Yayınları · 20204 okunma
Atatürk ve Mu Kıtası
Puan vermedi·240 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:21
Atatürk ve Mu Kıtası ilk bakışta Mu Kıtası'nın varlığını kanıtlamaya çalışan bir eser gibi görünse de aslında daha çok Atatürk'ün bu konuya neden ilgi duyduğunu, hangi kaynakları okuduğunu ve hangi soruların peşinden gittiğini anlatıyor. Kitap boyunca James Churchward'ın Mu Kuramı, Tahsin Mayatepek'in raporları, Güneş Dil Teorisi, Türk Tarih Tezi ve Atatürk'ün bu konulara yaklaşımı inceleniyor. Churchward'a göre Mu, Pasifik Okyanusu'nda batmış çok eski bir kıtaydı ve insanlığın ilk büyük uygarlığı burada ortaya çıkmıştı. Hatta ona göre ilk din, ilk vahiy ve ilk yüksek kültür de Mu kaynaklıydı. Kitapta bu görüşlerin detaylarına yer verilse de yazar bunları kesin gerçekler olarak sunmuyor. Benim kitapta en dikkat çekici bulduğum nokta, Atatürk'ün Mu Kuramı'yla ilgilenmesinin çoğu zaman sanıldığı gibi "Mu'ya inanması" şeklinde yorumlanamayacağı oldu. Kitaptan anlaşıldığı kadarıyla Atatürk, Mu meselesini bir inanç konusu olarak değil, tarih, dil, din ve uygarlıkların kökeni hakkında cevap aradığı büyük soruların bir parçası olarak ele alıyordu. Churchward'ın kitaplarını okuyor, bazı yerlerin altını çiziyor, raporlar hazırlatıyor ve farklı görüşleri karşılaştırıyordu. Kitap aynı zamanda Atatürk'ün din konusundaki yaklaşımına da ışık tutuyor. Bir yandan Hz. Muhammed'in tarihsel rolüne ve İslam'ın insanlar üzerindeki etkisine saygı duyan ifadeler kullanırken, diğer yandan dinlerin kökenini araştıran, sorgulayan ve tarihsel açıdan inceleyen bir tavır sergilediği görülüyor. Bu yönüyle Atatürk ne sadece geleneksel bir din anlayışının içinde kalıyor ne de konuları yüzeysel biçimde reddediyor; daha çok anlamaya ve araştırmaya çalışıyor. Eserde beni düşündüren diğer konu ise insanlık tarihinin bilinen sınırlarının gerçekten ne kadar geriye uzanabileceği sorusu oldu. Mu Kuramı
Duygu ve Düşünce
Atatürk ve Kayıp Kıta MuSinan Meydan · İnkılâp Kitabevi · 20191,296 okunma
Puan vermedi·343 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Life of Pi, okyanusun ortasında bir filikada hayatta kalmaya çalışan genç Pi Patel’in sıra dışı hikâyesini anlatıyor. Hindistan’da geçen çocukluk yıllarında farklı dinlere ilgi duyan ve hayvanlarla iç içe büyüyen Pi’nin yaşamı, ailesiyle çıktığı deniz yolculuğunun trajik bir kazayla sona ermesiyle tamamen değişiyor. Geminin batmasının ardından Pi, Pasifik Okyanusu’nda bir filikada yalnız kalır; ancak yanında Bengal kaplanı Richard Parker da vardır. Roman boyunca hayatta kalma mücadelesi, insan doğası, korku, inanç ve umut gibi temalar etkileyici bir şekilde işleniyor. Yazar Yann Martel, akıcı ve betimlemeleri güçlü bir dil kullanarak okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. Özellikle Pi’nin düşünceleri ve yaşadığı olaylar, kitabın hem sürükleyici hem de düşündürücü olmasını sağlıyor. Gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi sorgulatan anlatımı sayesinde kitap, yalnızca bir macera hikâyesi olmaktan çıkarak derin anlamlar taşıyan bir esere dönüşüyor. Farklı anlatım tarzı ve etkileyici atmosferiyle okunmaya değer, keyifli bir kitap.
Pi'nin YaşamıYann Martel · İnkılap Kitapevi · 2016722 okunma