asma bahçelerinde kıvranıyor intihar
şafak başka bir vaktin hicranıdır ömürden
boşlukta gündönümü, karanlıkta korkular
kimsesiz çocukları düşlerinden vururlar
ritmine yıldırımlar düşünce bir yüreğin
aldatır ufukları akşam olana değin
mahcup olur akrebi kıskanınca yelkovan
demir tozu dökülür göğün parmaklarından
ses uyur, toprak uyur, uyanır çöl ve ateş
bir köle yitirince yollarda suretini
zehirli bir şaraba bırakır gurbetini