tenha bir aleve dönüştürdüm yüreğimi bir anda
tutuşturmak istedim beni böyle umarsız
bırakıp gittiğin bu zalim şehri
yakamadım; gözlerin dikildi karşıma bir caddenin tam ortasında
yorgun ve güzel bakıyordu gözlerime, ıslak ve kırgın
en nazenin türleri açmıştı papatyaların
hatıralarınla virandı içim; kuşlar kanatıyordu gönlümü
simsiyah bulutlar geçiyordu göğümden
anlamak üzreydim Neron’un Roma’yı neden yaktığını
karanlık bir koridor açıldı önümde; anlayamadım
yenik düşmüş bir Napolyon kadar mutsuzdum aslında
intiharla buluşan Hitler kadar çaresiz
yakmak üzreydim ki bu şehri, hatıraların
sağnak bir yağmur gibi boşandı üzerime
cüzamlılar geçti birden kavşaklarından şehrin
gözlerime baktılar, kızgındılar, kırgındılar
onlar da tutulmuşlar anladım sana bendeki kadar
onlar da terk ettiğin bu şehri çaresiz
yakmak istiyorlar, yakamıyorlar
| Nurullah Genç