Tanzimat Dönemi edebiyatımıza pek çok edebi türün dahil olduğu, yazıda yeniliklerin denenmeye başlandığı hatta eski ile yeninin tartışıldığı bir dönem. Kesinlikle edebiyatımızın nasıl yollardan, hangi ellerden geçtiğini görmek için bu dönemin eserlerini okumamız gerekiyor. Epey şanslıyız ki günümüz Türkçelerini okuyabiliyoruz.
İnce bir eğitimden geçen ahlak timsali Ali Bey'in maceralarını anlatıyor eserimiz. Huyda ve görünüşte birbirinin tam tersi durumları sembolize eden iki kadın da bu macerada beyimize yardım ediyor. Mehpeyker ay tenli kadın, esmer, alımlı, çekici, kurnaz. Dilaşup ise isminin anlamı gibi gönül çelen, sarışın, masumiyetin yeryüzündeki timsali. Bu isimler de karakterlerin betimlenişi de tesadüf değil. Tanzimat Edebiyatı'nda Namık Kemal'in önsözde de belirttiği gibi eğlendirirken ders verme amacı güdülüyor. Amaç halka ulaşabilmek. Bunu yaparken de oldukça keskin şekilde tipleşmiş kişilere ihtiyaç var. Çünkü basit ve anlaşılır olunmalı. Okuyanın kafası nereden hangi dersi alacağı konusunda karışmamalı. İşte bu yüzden kadın karakterlerimiz aşırı tip özelliğinde; iyi çok iyi, kötü çok kötü. Kadınlar başta nasılsa sonda da öyle devam ediyor, herhangi bir gelişme yok. Karakter gelişimini ve hislerini en yakından tanıyabildiğimiz tek karakter Ali Bey. Başta iyi yetişmiş bir genç iken bir "kadın" yüzünden sonunda pişman olabileceği işler getiriyor başına.
Yer yer tesadüfler, abartılar olsa da gerek dilinin edebiliği gerek hayatı ve insan ruhunu bugün bile geçerli olacak şekilde aktarması sebebiyle mutlaka okumamız gereken bir eser İntibah.
İyi okumalar...