Altın Yağmur
5/10
·112 syf.··
2026 12. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 18:18
Daha önce Mabeyinci Pavlos'un adını duymadım. Onun için kitabını alıp okudum. Şunu belirtmek istiyorum ki, bu benim kendi fikrim lirik şiiri herkes yazamıyor. Yazsa da olmuyor. Şairimiz lirik şiirde fena değildi ama, nedense şiirinin sonuna,kıyısına ,köşesine müstehcenlik bulaştırmadan durmamış. Bu tarz şiirler bana çok hitap etmiyor. Ama pastoral şiirde pavlos'u başarılı buldum ve okurken keyif aldım. Pastoral şiirlerin başımın üstünde yeri var. Genel olarak ne çok beğendim diyebilirim ne de beğenmedim diyebilirim. Bu arada yazar ile ilgili hiçbir bilgi yok sadece zamanında İstanbul'da yaşadığı biliniyor.
Edebiyat
Altın YağmurMabeyinci Pavlos · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202128 okunma
“Hız çağında unutulan şey: tefekkür”
10/10
·104 syf.·
2026 24. kitabı
10/10 Tefekkür Yaşamı üzerine konuşalım—bu kitap kısa ama düşündürdüğü alan çok geniş. Byung-Chul Han burada aslında modern insanın en büyük kaybını işaret ediyor: düşünme ve durma yetisini. Ona göre biz artık “yaşayan” değil, sürekli üreten ve tüketen varlıklar haline geldik. Bu yüzden de “tefekkür” yani derin düşünme, içe dönme, anlam arama hali neredeyse yok oluyor. Kitabın temel fikrini şöyle özetleyebiliriz: İnsan sadece eylemle değil, eylemsizlikle de var olur. Ama burada “eylemsizlik” tembellik değil. Han’ın kastettiği şey: * Durabilmek * Sessizlikte kalabilmek * Kendinle baş başa kalabilmek * Bir şeyi hemen tüketmeden, üzerinde düşünebilmek Bugünün dünyasında ise tam tersi var: * Sürekli meşguliyet * Sürekli dikkat dağınıklığı * Sürekli bir şey yapma baskısı Han buna “performans toplumu” diyor. Yani kimse seni zorlamasa bile sen kendini zorluyorsun. ⸻ Kitabın felsefi damarı Han, Hannah Arendt’in “vita activa” (eylem yaşamı) kavramına karşı, “vita contemplativa”yı (tefekkür yaşamı) yeniden hatırlatıyor.
Tefekkür YaşamıByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2024363 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·176 syf.··
2026 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 18:04
Oğuz Atay ve Dostoyevski bölümleri bugüne kadar okuduğum en iyi inceleme cümlelerini içeriyordu. Cemil Meriç ve Yusuf Atılgan bölümleri için bu kadar iddialı bir görüş belirtemeyeceğim. Pathos, patetik yanılgı, trajik, bunların farkları.. Bunları öğrenmek son derece geliştiriciydi. Belirtmeden geçemeyeceğim bir diğer husus ise '' Dostoyevski'ye borçlu olduğunu söyleyen birçok yazardan biri Nietzsche'ydi. Yeraltından Notları Fransızca çevirisinden 1887'de, henüz 23 yaşındayken okumuştu.'' cümlesindeki 'henüz' kelimesi. 21 yaşında ve geç kalmış hisseden biriyseniz son derece güç verecektir. En azından bana verdi. Hem kitap hem de yazar hakkında belirtilecek çok fazla görüş var ama ben burada noktalandırayım. Edebiyatseverlere ve edebiyatın tekniğine, edebiyat-insan ilişkisine daha incelikli bir şekilde bakmak isteyenlere tavsiye ederim.
Mağdurun DiliNurdan Gürbilek · Metis Yayıncılık · 2008337 okunma
Retorik - Michel Meyer
10/10
·135 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Retorik – Michel Meyer Retoriğin kısa tanımıyla başlamak gerekirse: retorik, yalnızca “güzel konuşma” değil, aynı zamanda dinleyici üzerinde etki yaratmayı amaçlayan söylem sanatıdır. Michel Meyer’in aktardığına göre retorik, sofistlere dayanır. Yine Meyer, sofistlerin (sözle inandırma yeteneğine ve sanatına sahip kişi) filozofun antitezidir; retorikse doğru düşüncenin zıddıdır, der. Meyer üç önemli retorik tanımı öne sürer: 1. Retorik dinleyicilerin manipüle edilmesidir (Platon). 2. Retorik güzel konuşma sanatıdır. 3. Retorik, ikna etmesi gereken ya da ikna etmeyi amaçlayan argüman ve söylemlerin (Aristoteles) sergilenmesidir. Bu üç anlam birbiriyle çakışsa da aslında retoriğin kullanıldığı alanlara göre her biri farklı şekilde ön plana çıkmaktadır. Örneğin, kişi veya grubu harekete geçirme ve alışkanlığını değiştirme gayesi olan reklamda birinci tanım; edebiyatta ikinci tanım; mahkemede, mecliste veya siyasette ise üçüncü tanım geçerli olabilir. Meyer, retoriğin olması için üç unsurun gerekliliğinden bahseder: (1) hatip, (2) hitap ettiği dinleyici, (3) hatibin düşüncelerini dinleyicilerine aktardığı araç yani medya. Bu medya, birebir konuşmada “dil”dir. Aynı zamanda yazılı ve görsel imgeler de olabilir. Medyanın gücü, TV, sinema ve sosyal medya gibi kitle iletişim araçlarıyla daha da artar. Meyer, retorikte bu üç unsurun da aynı öneme sahip olduğunu ve birinin ön plana çıkartılarak diğerlerinin arka plana itilmesinin mümkün olmadığını söyler. Bu üç unsur arasında bağlayıcı olan ethos-logos-pathos’tur: Ethos, konuşmacının güvenilirliği ve erdemidir. Meyer iki ethostan bahseder: biri yansıtılan (hatipte olmasa da varmış gibi gösterilen ya da dinleyicinin hatipten beklediği), diğeri ise gerçek (içkin) ethostur. Logos, rasyonel argüman ve akıl yürütmedir.
Felsefe
RetorikMichel Meyer · Dost Kitabevi Yayınları · 200926 okunma
8/10
·216 syf.··
2026 18. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 11:25
İnsan manzaralarını, günlük yaşamın içindeki satır aralarını hem bireysel duyarlılıklar özelinde işleyip hem de bu duyarlıkların örtüşüp ve çatışıp genel bir toplum portresine dönüşmesini nasıl da yalın bir anlatıma dökebilmiş.. Trajik olanı yaşandığı anda bileyip keskinleştirmektense alan zaman içinde koyultup bilince gülle gibi oturtan ‘pathos’a’ (onarılmaz burukluğa) nasıl da dönüştrmüş.. Bu benim ilk Füruzan okumamdı, yazarı merak ediyor ama popüler kültür kölesi olduğum için sırayı ona vermiyordum.. kesinlikle diğer kitaplarını okuyacağım ama kendimi ödüllendirme okuması niyetlerimde..Basit gözüken olaylar kalbimi yavaş yavaş parçalara ayırdı, son sayfaları okumadım; içtim. İçim acı doldu
Sevda Dolu Bir YazFüruzan · 2019627 okunma
8/10
·224 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 04:32
Zeynep Temel, bu eserinde hitabeti sadece bir "güzel konuşma" pratiği olmaktan çıkarıp; Aristotelesçi gelenekten günümüzün modern iletişim dinamiklerine kadar uzanan geniş bir tarihsel ve teknik perspektife oturtuyor. Kitap, dilin sadece bir ses iletim aracı değil, aynı zamanda düşüncenin cisimleştiği, nezaket ve bilgiyle örülmüş bir mimari olduğunu savunuyor. Yazarın yaklaşımı, antik retoriğin temel taşları olan logos (akıl), ethos (karakter) ve pathos (duygu) dengesini modern bir süzgeçten geçirerek sunuyor. Metin boyunca, Türkçenin fonetik hassasiyetlerinden kelimelerin zihinde yarattığı imajlara kadar her detay, akademik bir titizlikle işlenmiş. Hitabet burada, sessizliği kelimelerle süslemekten ziyade, bir ruhun başka bir ruha doğru en dürüst ve etkili biçimde akma çabası olarak betimleniyor. Eser, kişisel gelişim kitaplarının sıkça düştüğü abartılı vaatlerden uzak durarak; ikna sürecini bir manipülasyon değil, doğru argümanlar ve samimi bir duruşla inşa edilen bir "uzlaşı zemini" olarak konumlandırıyor.
1000Kitap
Retorik-Hitâbet-İkna Sanatlarında Dili Doğru ve Etkili Kullanma YollarıZeynep Temel · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20201 okunma