Puan vermedi·624 syf.··
2026 9. kitabı
İlk hatmim. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Alemlere rahmet Peygamberimiz Muhammed (s.a.v)'e, aline ve bütün ashabına yaratılmışlar adedince salat ve selam olsun. Allah Kuran'ın nurundan pay almayı nasip etsin, onun çizgisinde daim kılsın. Amin, ecmain.
Kur'ân-ı KerîmElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Haktan Yayın Dağıtım · 06,8bin okunma
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
ÖLÜM DALGALARI AGATHA CHRISTIE 280 SAYFA #HERAYAGATHACHRISTIE #Ortakokuma #Okudukbitti Umutla yolculuk etmek, bazen gidilecek yere varmaktan çok daha güzeldir. Orta yaşlı milyoner Gordon Cloade, genç ve güzel Rosaleen ile evlendikten kısa bir süre sonra bir bombardımanda hayatını kaybeder. İkinci kez dul kalan Rosaleen, beklenmedik bir şekilde Cloade ailesinin servetinin de sahibi olmuştur. Artık çok zengin olan Rosaleen hiçte memnun değildir bu durumdan. Zira ölen eşinin tüm akrabaları bu servette hak sahibi olduklarını düşünmektedir. Hatta bu akrabalar ilk eşinin ölmediğini ve mirası kendilerine bırakması gerektiğini ima ederler her fırsatta genç kadına. Rosaleen ve abisi, bu asalak akrabalar ile mücadele ederken, kasabaya gelen bir yabancı işleri iyice içinden çıkılmaz hale getirir. Enoch Arden isimli bu adam, Rosaleen'in ilk eşinin yaşadığını hatta arkadaşı olduğunu iddia eder ve şantaj yapmaya başlar. Bu iddia gerçekse Rosaleen mirastan pay alamayacak, her şey Cloade ailesine geri dönecektir. Fakat bu gizemli yabancının, kaldığı pansiyon odasında ölü bulunması durumu daha da karmaşıklaştırır ve devreye meşhur dedektifimiz Hercule Pioret girer. II. Dünya Savaşı döneminde geçen bir hikayeyi keyifle okuduk ve bu sefer katili bulmakta hiç zorlanmadım. Sevgili Fatma ve sevgili Sevilay eşlik ettiğiniz için teşekkür ediyorum Yaz tatili sonrası yeni macerada buluşmak dileğiyle. Oldukça akıcı bir hikayeydi; aşk, intikam, gerilim ve yer yer gülümseten satırlar içeren bir Agatha eseri daha geride kaldı. Kitapta bahsi geçen "Atatürk Çiçeği" ayrıntısı çok hoşuma gitti özellikle. Her ne kadar uzun süre yaşatamasam da, ara ara evimde olan bir çiçektir. Herkese keyifli okumalar diliyorum arkadaşlar. Karakter asla aynı kalmaz. Ya kuvvetlenir ya da zayıflar. Bir insanın ne
Ölüm DalgalarıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2018925 okunma
Reklam
9/10
·712 syf.··
2023 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 00:00
dune serisi ile tanışmam, dune kitabının filminin çıkması ile olduğunu utanarak söylemeliyim. o zamandan beri de okumak için fırsat kolluyordum. açıkçası serinin uzun kitaplardan oluşması göz korkutmuyor desem yalan olur. tüm bu sayfa karmaşasının gözünüzü korkutmasına izin vermezseniz eğer, bir çöl gezegeni kurgusuna hoşgeldiniz. temel unsurlara bakacak olursak, klasik bir imparatorluk ve onun yönetiminde bulunan soylu ailelerin ve onların görevlendirildiği gezegenlerden oluşan bir sistem. soylu aileler bir nevi derebeyi. atandıkları bölgeyi kalkındırmak ve para kazandırmak bu kazançtan da imparatora hakkını vermesi gerekiyor. şu noktaya kadar, dünya düzeninin uzaya taşınmış hali olarak görüyoruz. biraz daha derine inersek, baharat ticareti ve o ticaretin ana unsuru choam şirketi ile baharat loncası. pasta çok büyük, pay almak için bekleyenlerse sırada efenim anladığınız üzere. tüm bunların yanında ezilen halk fremenler. gezegenin tüm zorluğunu halkın bu kısmı yaşıyor. ama hayalleri çok güzel. kitapta beni en çok etkileyen de bu olmuştu. `bir gün çocuklarımız diğer gezegenlerde olduğu gibi burada da suların olduğu havzalarda koşup oynayacaklar' başarmışlar da. açıkcası bunu ileriye taşıyacak çaba azim ve birlik olma içgüdüsü vardı. kitapla ilgili anlatılacak çok şey var aslında ama bi kaç başlıkta ilerleyeceğim. - bene gesseritler, bir amaç uğruna dini ve siyaseti bir topluluk nasıl kurar ve yönetir ise, aynı derecede örgütlenmişler. tek bir okul, tüm evreni yönetimine katacak bir sistem. takdire şayan ve bir okadar da ürkütücü. muadibin bile varoluşu hatta fremenlerle arasındaki ilişki bile bu tarikatın bir ürünü olması... ne desem az. etkileyici ve ürkütücü bir güç bu insanlar için. bilim, ruhani güç ve siyaset birleşimi. - fremenlerin kendi aralarında olan
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
7/10
·152 syf.··
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Ayfer Tunç’la ilk olarak Annemin Uyurgezer Geceleri sayesinde tanıştım. Romanda, anlatıcının anneannesinin ağır yaşam hikâyesinden başlayıp annesine ve kendisine uzanan bir kadınlar silsilesi anlatılıyor. Kitabın beni en çok zorlayan yanı ise, evli bir adamla yaşanan ilişkinin işlendiği bölümler oldu. Bazı yerlerde anlatı, sanki adamın eşini geri plana itiyor ya da yaşananların sorumluluğunu ona yüklüyormuş hissi uyandırdı. Bu yaklaşım, kendi ahlaki bakış açımdan beni oldukça rahatsız etti. Buna rağmen Ayfer Tunç’un kalemindeki akıcılığı ve insan ruhunun karmaşıklığını anlatmadaki başarısını inkâr etmek mümkün değil. Daha sonra okuduğum Aziz Bey Hadisesi ise benim için bambaşka bir deneyim oldu. Elimden bırakmadan okuduğum, atmosferiyle ve diliyle beni içine çeken bir eserdi. Hüzünlü ama son derece sahici bir hikâye anlatıyordu. Kitabı bitirdiğimde, Ayfer Tunç’un yalnızca güçlü karakterler kuran değil, aynı zamanda okuru yormadan derinlikli anlatılar kurabilen bir yazar olduğunu düşündüm. Bu eser, yazara duyduğum ilgiyi daha da artırdı. Şimdi ise Kırmızı Azap’ı okuyorum. İlk hikâye olan “Kadın Hikâyeleri Yüzünden” beni oldukça sarstı. Karısını aldatma görüntüsü yaratarak onu inciten ve sonunda onun intiharına sürüklenmesinde pay sahibi olan bir adamın hikâyesi, insan ruhunun karanlık taraflarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Hikâyede geçen şu cümle özellikle aklımda kaldı: “Kemikli bir kadındı karım. Evet, güzel değildi ama kalbi olan bir kadındı. Ben yok sandım.” Bu satırlar beni derinden etkiledi. İnsanların yaşadığı acıları, pişmanlıkları ve çoğu zaman dışarıdan görünmeyen hayatları düşündürdü. Ayfer Tunç’u okurken zaman zaman kendi değerlerimle çatışan karakterlerle, hatta beni rahatsız eden bakış açılarıyla karşılaşıyorum. Fakat edebiyatın önemli
Kırmızı AzapAyfer Tunç · Can Yayınları · 20211,376 okunma
Değerli bir kitap
10/10
·224 syf.··
2026 32. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 05:58
Selim Erdoğan, bu kitapta Milli Mücadele'nin gölgesinde kalmış ama zaferin kazanılmasında büyük pay sahibi olan komutanları sade ve akıcı bir dille anlatıyor. Kâzım Karabekir'den Fahrettin Altay'a kadar birçok ismin sadece askerî başarılarını değil, fedakârlıklarını, korkularını ve insan yönlerini de okuyucuya hissettiriyor. Kitabın en güçlü yanı, Kurtuluş Savaşı'nı yalnızca Mustafa Kemal Paşa'nın değil, aynı ideale inanmış bir komuta kadrosunun ortak mücadelesi olarak göstermesi. Tarihi kuru bilgilerle değil, olayların içindeki insanları merkeze alarak anlatması eseri daha etkileyici kılıyor. Milli Mücadele'nin perde arkasını, vatan uğruna her şeyini riske atan kahramanları tanımak isteyenler için sürükleyici ve öğretici bir çalışma. Tarihi sevdiren, okuru o günlerin atmosferine taşıyan bir kitap.
İstiklâlin Kumandanları 2Selim Erdoğan (Hidrojeolog) · Kronik Kitap · 014 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2026 4. kitabı
Hikaye gibi görünen ama bütün hayatınızı ve benliğinizi değiştirmenizi sağlayan sizi iç yolculuğunuza çıkaran bir kitap.. Kitap aslından Paulo Coelho nun kılıcını bulmak umuduyla çıktığı Santiago Yolundaki Hac görevinde kendisini bulmasıyla sonuçlanıyor.. Yol boyunca ona eşlik eden rehberi ile birçok korkusunu, umutsuzluğunu, kaybettiği benliğini ve kişiliğini bulması için yapılan egzersizler ve kendine gelişlerini anlatıyor.. Her olayda kendinize de pay çıkarıyor yenmeniz ve aşmanız gereken duygulardan kurtulmaya çalışıyorsunuz. Bazı alanlar çok ütopik gelse de özellikle ölüm egzersizi kısmını okurken oldukça nefessiz kaldığımı hissettim ve empati yapınca gerçekten böyle bir egzersiz ile korkularımdan kesinlikle bu şekilde yüzleşerek kurtulabileceğimi düşündüm. Yapılan her meditasyon Ram egzersizi olarak çeşitli başlıklara bölünerek detaylıca anlatılmış. Bu süreçte Paulo kılıcına odaklandığı için asıl görmesi gereken şeyleri göremediğini farkettiğinde iyileşmeye başladığını anladı.Fakat hala iç benliğine ulaşamadığından sürece odaklanması da oldukça zaman aldı. Her meditasyonda kendini daha fazla rahatlamış ve bilinçlenmiş hissetti. En sonda ise onu bırakan duygularla, vazgeçtiği ve çaresiz hissettiği noktada  anladı ki  kılıcı asıl araması gereken yer kendi bakış açısı ve hisleriydi.. Hisleri ve duyguları için çıkılmış bu yolculukta ancak kendi farkındalıkları ve içsel başarısı ile sonuca ulaşabilirdi. Keza öyle de oldu.  Özüne döndüğünü fark ettiği anda kılıcına ve asıl Paulo ya ulaşmış oldu.. Hristiyanların Hac yolculuğunu da önemli anlamda anlatan , özbenliğinize dönüp bir bakmanızı sağlayan güzel bir kitap..
HacPaulo Coelho · Can Yayınları · 20061,606 okunma
Reklam
Reklam