Çarşamba’nın gecesi. Işığı yaktım. Yıllar önce bir pazartesi gecesi doğduğum evde, başka bir pazartesi gecesi yapayalnızım. Bahçede kuşlar ötüşüyorlar. Bahçe eskiden sanki daha büyüktü... Değildi elbet, bahçe aynı bahçe, eskiden bahçedeki ben çok küçüktüm...
Galatasaray Lisesi Müdürlüğüne, Pazartesi günkü tarih dersinde, her zamanki gibi gürültü yapıldığında, çünkü sayın öğretmenimiz Kaz Cemal beyin dersleri yıllardır gürültülü ve bol gollü geçmektedir, öğretmenimiz kendisinden beklemeyen ve o güzel ağzına hiç yakışmayan bir biçimde sınıfımıza küfretmiş, ders anlatmayı kesmiş, tam kafayı dinleyeceğimiz bir sırada da, onu bunu sözlüye çekmeye başlamış, dersin sonlarına doğru gergin bir ortam yaratmıştır. Ders sonunda, perşembe günü, henüz okumamış bulunduğumuz üç konudan yazılı sınav yapacağını belirtmiş, sınıf defterineyse, ürkek el yazısıyla “ders anlatıldı” yazmış, kaz adımlarıyla sınıftan çıkıp gitmiştir.
Alıntı ile alakasız...Geceye bir parça bırakmak ister misiniz?
"Geceleyin saçlarınızı taramasından, yoksa denize atılanlar geri dönmekte gecikirler."
Can yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat & Roman
"Oğlanlar erkek adam olacak şekilde büyütülmüşlerdi. Kızlarsa evlenmek üzere yetiştirilmiş..."
Can yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat & Roman
Wawww çok iddialı bir söz...
" Santiago Nasar, boş fincanı elinden almaya geldiğinde kızı bileğinden yakalamıştı "Artık evcilleştirilecek yaştasın" demişti ona. Victoria Guzman da elindeki kanlı bıçağı göstermişti ona. "Çek elini kızımdan, beyaz adam! diye buyurmuştu."Ben hayatta oldukça sen o pınardan içemezsin."
Can yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat & Roman