Berfin Unutmaz

Berfin Unutmaz
@pdberfin
23 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Yörüklerin Göç Hikayesi
8/10
·283 syf.··
2025 208. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 23:38
Binboğalar Efsanesi Üzerine: Bir Ruhun Göç Hikâyesi Yaşar Kemal’in Binboğalar Efsanesini okurken, sadece bir romanın sayfaları arasında değil, bir halkın ruhunun içinde dolaştığımı hissettim. Her cümlede bir tür yas, her karakterde bir tür direniş vardı. Kitabı bitirdiğimde içimde derin bir sessizlik kaldı; o sessizlik, göç yolundaki insanların arkasında bıraktığı toprak gibi ağır, ama bir o kadar da kutsaldı. Romanın merkezinde yatan göç, benim için yalnızca coğrafi bir hareket değil, ruhsal bir çözülüşün ve yeniden doğuşun metaforu. İnsan, yerinden koparıldığında kimliğinden de bir parça kaybeder. Bu kaybı anlatan satırlarda, aidiyetin ne kadar derin ve sancılı bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha hissettim. Her karakter, varoluşun sınırlarında dolaşıyor; kimisi umudu bir avuç toprağa, kimisi bir çocuğun bakışına, kimisi de rüzgârın uğultusuna emanet ediyor. Romanın dili öyle yoğundu ki, bazen okurken bir anlatı değil de, bir iç sesle konuşuyormuşum gibi hissettim. Yaşar Kemal’in kelimeleri, sanki bilinçdışına inen yollar gibiydi; insanın en ilkel korkularına, en eski yaslarına dokunuyordu. Özellikle yoksulluğun, çaresizliğin ve onurun yan yana var oluşu… Bu üçlü, ruhsal dengeyi bozan ama aynı zamanda yeniden kuran bir sarkaç gibiydi. En çok dikkatimi çeken, insanların hayatta kalma çabasının, çoğu zaman anlam arayışıyla yer değiştirmesiydi. Açlık, susuzluk ya da topraksızlık değil de, “neden varım” sorusunun ağırlığı çökmüştü karakterlerin omuzlarına. Bu soruya yanıt ararken gösterdikleri sabır, bana insanın içsel dayanıklılığını düşündürdü. Bazı anlarda, roman sanki insan ruhunun en kırılgan ama en direngen yerini açığa çıkarıyordu. Binboğalar’ın göç eden insanları, kendi içlerinde de bir göç yaşıyor gibiydiler. Bir yandan geçmişin ağırlığı, diğer yandan belirsiz
Edebiyat
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Berfin Unutmaz

, bir kitap okudu
8/10
·283 syf.··
6 günde okudu
·
2025 208. kitabı
Yaşar Kemal
8.7/10 · 6,7bin okunma
Gurbetlik
7/10
·182 syf.··
2025 207. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 21:13
Bir psikolojik danışman olarak okurken, “Duisburg Treni” benim için sadece bir göç hikayesi değil, aynı zamanda insan ruhunun kırılganlığı ve direnç kapasitesi üzerine derin bir gözlem alanı sundu. Kitapta karşılaştığım karakterlerin yaşadığı belirsizlik, yalnızlık ve aidiyet arayışı, danışanlarımla çalışırken sıkça gözlemlediğim duygularla paralel bir rezonans yarattı. Özellikle göç yolculuğunun getirdiği psikolojik yük, karakterlerin içsel çatışmaları ve çaresizlik hissi, bana travmanın ve kaybın görünmez ama güçlü etkilerini hatırlattı. Fakir Bayburt’un dili sade ama güçlü; her cümle karakterlerin iç dünyasına sessiz bir kapı aralıyor. Okurken fark ettim ki, danışman olarak empati kurmak, bazen sözcüklerden çok duyguların derinliğini anlamakla mümkün oluyor. Kitap, göç edenlerin hikayelerini sadece sosyal veya tarihsel bir bağlamda anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda ruhsal olarak ne kadar hassas ve kırılgan bir yolculuk yaptıklarını hissettiriyor. Sonuç olarak, “Duisburg Treni” bana insan psikolojisinin sınırlarını ve dayanma gücünü düşündürdü. Her okuyucu, belki kendi iç yolculuğunu da gözlemleme fırsatı bulacak. Duisburg Treni
1000Kitap
Duisburg TreniFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015128 okunma

Berfin Unutmaz

, bir kitap okudu
7/10
·182 syf.··
14 günde okudu
·
2025 207. kitabı
Fakir Baykurt
8/10 · 128 okunma
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.Acıyı,susuzluğu,açlığı ve üzüntüyü çğrenmek onların uykularını kaçırıyor,bu yüzden daha rahat döşeklere,daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki ,kendilerine altın ve gümüşten,zevk ve sefadan,lezzet ve şehvetten bir alem kurup,keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Sayfa 90 - İletişim·Kitabı okudu
Alıntı