Atatürk'ü kötülemek için okudukları yazar pehh...
İngiliz Yazar Harold C. Armstrong, Atatürk'ün biyografisini anlattığı kitabına, "Grey Wolf" adını vermişti. Atatürk'ün kitabın kapağında yer alan portresini, "korkunç" olarak resmettirmişti. Armstrong, Atatürk'e karşı kalemini özgür ve bağımsız bir yazar olarak değil, mensubu olduğu emperyalist devletin bakış açısını yansıtmak için kullanmıştı. ( Türkiye'deki baskılarında sansüre uğrayan bu kitap daha sonra yasaklanmıştır.)
Sayfa 58·Kitabı okudu
İcat ettinde ne oldu, o aramadıktan sonra pehh..!
1868'de New York Times'da şöyle bir haber yer alıyordu: "New York'ta, insan sesini metal tellerle sınırsız mesafedeki bir noktaya ilettiğini ve hattın diğer ucundaki alıcıya sesi duyurduğunu öne sürdüğü bir cihazı cahil ve batıl inançlı kimselere satarak dolandırıcılığa teşebbüs eden bir adam tutuklandı. Tutuklu, söz konusu aygıtı telefon olarak adlandırıyor. Eğitimli insanların bildiği üzere, insan sesinin teller üzerinden iletilmesi imkansızdır."
Sayfa 24 - Eksik Parça Yayınları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aynı yaşam mıı..pehh..
Bugün ölmeyi kabulleneceğim (otuz yaşında) çünkü yeteri ka­dar sevinç yaşadım. Ve yeniden dünyaya gelmem gerekseydi, çok fazla olan mutsuzluklara rağmen, aynı yaşamı isterdim.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Aşk mı? ... Pehh! :\
Bugün dünyanın niçin yaratıldığını, bu göklerin, bu yıldızların, bu insanların, hatta Allah'ın bile varoluş nedenini anlıyorum... Hep aşk, yalnız aşk için... Aşk olmasa hiçbir şey olmazdı; bütün varlıklar, bütün parçacıklar yalnız aşk nefesi alıyor ve yalnız aşk için yaşıyor... Çiçekler renk ve kokularını, yıldızlar gülümsemelerini, kuşlar ötüşlerini, deniz dalgalarını, gök bulutlarını, rüzgâr esintilerini hep aşk için yapıyor...
Edebiyat
Sadece üç cümleyle hakimiyet kurmuş pehh
F y o d o r İ v a n o v i ç :.... Ona daha üç cümle söyledim söylemedim, egemenliğimin altına girdi... Evet... Sadece üç cümle... Dedim ki: “Sayın bayan, herhangi bir pencereye baktığınız zaman beni düşünmek zorundasınız. Sizden bunu istiyorum.” Bu, günde en az bin kere beni düşünecek demektir. Sonra, her gün mektup bombardımanına tutuyorum onu. Y e l e n a A n d r e y e v n a : Mektupların size bu konuda yardım edebileceklerini sanmıyorum. Onları okumayabilir. F y o d o r İ v a n o v i ç : Öyle mi sanıyorsunuz? Hımm... Şu dünyada otuz beş yıldır yaşıyorum, mektup zarflarını açmadan edebilen olağanüstü kadınlarla karşılaşmadım nedense.
Sayfa 102 - Orman cini·Kitabı okudu