Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Şimdi burada güzel bir şafak. Gene uykusuz, mutsuz, tedirginim. Sana yazmak, yazmak, yazmak istiyorum... Seni bütün şafaklarda, evrenlerin o ıssız ihanet saatinde öperim. Ve sen geçersin içimden. Bitmek bilmezsin.
Bak Milena, "En çok seni seviyorum." diyorum; ama gerçek sevgi bu değil belki: "Sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla." dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.