Yunan Ordusu işgal kuvveti olarak ilerlerken de ricat ederken de son derece vahşi idi. Bu ordunun, özellikle umutlarını Sakarya'nın surlarına gömüp, mağlup ve perişan bir vaziyette geri
Yaşadıklarını unutmaktan, sevdiklerini, sevinçlerini ve hatta katlandığın tüm derdi, çileyi unutmaktan korkuyorsun. Sen öldükten sonra bir önemi yok elbet, lakin gönül bu, unutmaya da unutulmaya da razı gelmiyor.
Fakat bizim gerçekten de kitap okumaktan başka ne suçumuz vardı? Daha doğrusu kitap okumak ne zamandan beridir suç olmuştu? Öyle sanıyorum ki kitapları, ellerinde tuttukları silahlardan daha tehlikeli buluyorlardı ama neden?