-Səndə heç vaxt belə bir hiss olmayıb ki..bu dünyada heç nə düz deyil?!Əgər hər şeyi yenidən,sıfırdan düzəltmək olsaydı,nə olardı?Heç bir müharibə olmazdı.İnsanlar evsiz qalmazdı.Yayda sinifdən kənar oxu tapşırığı verilməzdi
Yunan tanrılarının mövcud olduqlarını bilmək,müəyyən mənada pis birşey deyil,ən azından işlər pis gedəndə,hər şeyi üstünə yıxmağa biri olur.Belə deyək də məsələn,ildırımın partlatdığı avtobusdan qaçırsansa,başının üstündə isə sel kimi yağış yağırsa,çoxları buna "bəxtim gətirmir"deyərdi.Amma yarımqansansa,fikirləşirsən ki,tanrılardan hansısa gününü məhv etməyə çalışır.
İran, Irak, Afganistan, Hindistan ve Anadolu'daki Türkler ortak hayat anlayışlarını ve hayata bakışlarını korumaktadırlar. Bunun için, Hindistan'da ki Türklere "Moğol" kimliği yakıştırmak ve eritmek; Afganistan'daki Türk unsur Fars-Tacik kimliği altında tutmak ve onların Afganlaşmasına çalışmak; İran'da Türkleri yönetici konumdan yönetilen konuma düşürmek, Hindistan'daki Persi kalıntılarından "eski ve kalıcı bir Fars kimliği" tasarlamak ve bunları İran'daki İrani Bahtiyarı halklarının sahiplenmesi için yoğun faaliyete geçmek (1925 yılında İran'da Türklerin hâkimiyetine son verilmiştir).
Herodotos Küçük Asya’da bir Yunan kentinde doğmuş, ancak sonra Atina’da yaşamıştı. Pers savaşlarından bir kuşak sonra imparatorlukla kent devletleri arasındaki bu şiddetli mücadeleyi yazmaya girişti. Bu öyle kolay bir iş değildi, elinde yararlanabileceği pek fazla belge veya anı yoktu. Çalışmasını büyük ölçüde, kocamış eski askerlerin anılarına ve onların çocuklarının babalarından dinledikleri öykülerden anımsadıklarına dayandırmak zorundaydı.
Herodotos çoğunlukla, halka açık yerlerde okuduğu Tarih adlı kitabından bölümleri dinlemek için para veren Yunanlıları etkilemek ve eğlendirmek için yazıyordu. Bu kitapta Herodotos pek çok küçük öykü anlatır, Yunanlılar tarafından yenilgiye uğratıldıktan sonra yurduna doğru yola çıkan Kserkses’in öyküsü de bunlardan biridir. Bir fırtına çıkar ve kaptan Kserkses’e, “güvertedeki bu kalabalık yolculardan [Pers soyluları] kurtulmazlarsa” geminin batacağını söyler.
Herodotos, “Bunu duyan Kserkses’in şöyle haykırdığı söylenir: ‘Persler kralınız için fedakârlık zamanı geldi, çünkü öyle görünüyor ki benim kurtulmam size bağlı.’ Persler önce ayaklarına kapanmışlar; sonra da kendilerini denize atmışlar; böylece hafifleyen gemi de sağ salim Asya’ya ulaşmış” diye yazar. Karaya ayak basar basmaz Kserkses hayatını kurtardığı için geminin kaptanına ödül olarak altın bir çelenk vermiş ve “sonra da kellesini uçurtmuş, onca Pers’i öldürttüğü için.”'