Öyle büyük umutlarım olmadı benim,büyük düşlerim,özlemlerim,büyük beklentilerim olmadı.Koşullarım beni
oluşturdu, ben acılarımı buldum.Herkes gibi yaşasaydım
eğer,yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni.Bir gömlek,bir ayakkabı,bir elbise;bir yemek lokantalarda;televizyon,halı,masa ve daha nice eşya,yeterdi yalnızlığı örtmeye,kendimi göstermeye,var olmaya, 'dar
çevre yitikleri'nde önem kazanmaya..
Evlere dönelim,sırtımızın kamburu evlere,cılızlığımızın görkemli
korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dönelim.Ölçüsüz yașamak bize göre değil Ömür Hanım.
Dönelim...Dönmek yenilmektir biraz da,yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır,alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır.Olsun,dönelim biz yine de.Bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var.
Yağmur yağıyor Ömür Hanım...gökten değil,yüreğimin
boşluğundan ömrümün ıssız toprağına..Ve ben sonsuz bir
düzlükte bir küçücük,bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum
Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından?