Hayat ne fazla gülmek,ne de yasa girmektir,
Mevzuatı çiğnemek,talihi devirmekti...
Dünyayı parmağının ucunda çevirmektir...
Yașamak,yatağından seller gibi taşmaktır.
Bir güz düşünün ki Ömür
Hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün
hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze
almak, bitişin bir anlamı varsa başlangicı olmak değil midir?
Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yıl aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman,
yașamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?