Kamuya Ders Kitabı
Puan vermedi·512 syf.··
2026 16. kitabı
Muhtemelen uzun ve oldukça kişisel bir inceleme yazısı olacak. Siddhartha Mukherjee gerçekten çok iyi bir hikaye anlatıcısıdır. Bu hikayelerini de iki ana örgü (bazen üç ana örgü) ile bize sunuyor. Bir hiyerarşi barındırmadan dilin imkanları çerçevesinde birinci ve ikinci demek durumunda kalacağım lakin; bu durum bir beğeni ya da önem farkına benim açımdan işaret etmeyecektir. Birinci olarak bilimsel bilginin günümüze nasıl geldiğinin anlatıcılığında çok kıymetli bir iş yapıyor Siddhartha. Kitabın içindeki her başlığın akademik yazındaki ilk noktasından günümüzdeki bilgi birikimine ulaşana kadar emek sarf eden her bir bilim insanına işaret ediyor ve okuyucuyu da bu kümülatif bilgi artışında aktif bir izleyici olarak ağırlıyor. Diğer kısım ise okuyucu çektiği duygusal sayfalardır. Bir ders kitabı okurken okuyucu kendisini adı-sanı bilinen bir hastanın yanında Siddhartha'nın odasında şikayet dinlerken buluyor ya da hekim ile birlikte çare ararken... Aslında bu durum da duygusuz akademik bilginin omuzlarında yükselen romantize edilmiş güçlü beyaz önlüklülerin yükselmesine yol açıyor. Hastayı kurtarabilecek olan bilim insanları ya da hekimler... Örgüdeki bir üçüncü kısım ise çok daha nadir de olsa önemli yerlerde Siddhartha'nın kendisidir. Onun duyguları, boş yollarda yürüyüşleri ya da kişisel aile işlerine dair satırlar. Yani, bu kitabın yazarı da bir insan olarak ve okuyucusuyla insani ilişki kurmaya devam ediyor. Buraya kadar olan kısım kitabın nasıl kurgulandığı ile alakalı olsun. Devamı içinde Siddhartha taktiği kullanalım, durup durup farklı konulara sekelim. *** Siddhartha bilimsel olarak anlaşılması zor konuları berraklaştırmada gerçekten iyi bir iş çıkarıyor. Tabii ki, bu yorum taraflıdır. Ben bu kitabın muhtevasındaki her bilgiyi en azından bir kaç kere ders
Hücrenin Şarkısı: Dönüşen Tıp ve Yeni İnsanSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 202437 okunma
Puan vermedi·472 syf.·
2025 69. kitabı
Peter Singer’ın etik üzerine fikirleri yıllardır tartışılıyor. Merakıma yenik düşüp okudum, bazı bölümlerde gerçekten rahatsız oldum. Bazı kitaplar rahatsız eder, tam da o rahatsızlık insanı düşündürür. İşte bu da onlardan biri. Singer, kuru teorilerle değil, hayatın içinden örneklerle ilerliyor. Hayvan hakları, yoksulluk, ötenazi, çevre… Hepsi bir noktada günlük hayatımızı sorgulatıyor. “Eğer bir varlık acı çekebiliyorsa, onun çıkarını göz ardı etmek ahlaken savunulamaz.” Bu cümleyi okurken durup düşünüyorsun. Tabağındaki et, deri çanta, laboratuvar deneyleri aklına geliyor. Her eylemin bir etkisi olduğunu fark ediyorsun. Kürtaj, ötenazi ve engellilik konularındaki fikirleri de çok sarsıcı. Ona göre etik olan, acıyı azaltmak ve bilinçli varlıkların çıkarını gözetmek. Ötenazi konusunda, bilinçli bireylerin kendi yaşamlarını sonlandırma hakkını savunuyor; bilincini yitirmiş, acı içinde yaşayan insanlar içinse istem dışı ötenaziyi merhametli bir seçenek olarak görüyor. “Yaşam kutsaldır” fikrine doğrudan meydan okuyor ve bu da onu hem cesur hem de tartışmalı kılıyor. “Zengin ve Yoksul” bölümündeki şu örnek ise çok çarpıcı: “Bir çocuk gölde boğulmak üzereyse ve onu kurtarmak sadece pantolonunu kirletecekse, kurtarmalısın. O hâlde, açlıktan ölen çocuklara yardım etmemekle aynı durumdayız.” Bu benzetme, konforlu hayatımıza sert bir ayna tutuyor. Gerçekten etik olmak sadece iyi niyet değil; eylem ve sorumluluk gerektiriyor. Singer’ın mantık temelli yaklaşımı bazen soğuk gelse de, beni rahatsız etse bile düşündürdü: Etik, vicdanla mı yoksa mantıkla mı yönlendirilmeli? Ben yine de etik kararların tamamen mantığa bırakılamayacağını düşünüyorum. Fikirleri ne kadar tartışmalı olursa olsun, dünyaya farklı bir gözle bakmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Keyifli
Felsefe-Düşünce
Pratik EtikPeter Singer · İthaki Yayınları · 201590 okunma
Reklam
Puan vermedi·472 syf.··
2022 4. kitabı
Bugüne kadar günlük hayatta normal olarak yaptığımız pratikleri empati kurdurarak ve sorgulatarak etik açıdan nasıl değerlendirmemiz gerektiğini düşündürtmüştür. Konu başlıklarını çıkarların eşit gözetilmesi ilkesi altında yorumlamıştır. Çıkarların eşit gözetilmesi ilkesi ne kadar faydacı bir yaklaşım gibi görünse de genetik gibi konularda bu ilkenin çeliştiğini görmekteyiz. Yazar her ne kadar tür ayrımının ortadan kaldırılmasını istese de bugün ki dünya şartlarında bunun mümkün olmadığını görebiliriz.
Pratik EtikPeter Singer · İthaki Yayınları · 202190 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2025 51. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 02:42
Gayet anlaşılır bir şekilde ama felsefenin temel açmazlarına zarar vermeden , gerek antik dönem gerekse "çok satan" felsefi kavramları, gündelik örnekler üzerinden ve çok da boğmadan anlatmış. Daha sert okumalar için bir emekleme girişimi olabilir , öneririm . Eleştirim ise kitabın son sözlerine olacak : "Peter Singer gibi atsineği filozoflar var oldukça, Sokrates'in ruhunun felsefenin geleceğini şekillendirmeye devam etmesinin büyük bir olasılık olduğunu söyleyebiliriz " buna hiçbir şekilde katılmıyorum, . Mukayese dahi edilemez
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayınları · 20258,3bin okunma
10/10
·360 syf.··
2025 13. kitabı
Felsefeye giriş niteliğindeki kitap tarihte yer edinmiş felsefecilerin görüşlerini sade ve akıcı bir dille bize aktarıyor. Okuması gayet keyifli aynı zamanda öğretici. Felsefe, tuhaf sorularla ve zorlu meydan okuyuşlarla başladı. Tartışmayla gelişti. İnsanların karşıt görüşler öne sürmesiyle, akıl yürütmesiyle, mantık ve kanıt kullanmasıyla büyüdü. Kırk bölümden oluşan Felsefenin kısa tarihi, Felsefe’nin şahlanmasına sebep olan Atina’da yaşayan Sokrates ile başlayıp, 1975 yılında Hayvanların Özgürleşmesini savunan Peter Singer ile son buluyor. Yazar bu serüveni böyle sonlandırmışken. Mevlana’yı, Hacı Bektaş’ı Yunus’u aramak bu tarz eserlerde ütopik olacak farkındayım. Ama en azından Batı’nın da saygıyla adını andığı ikinci öğretmen Farabi bu yolculuk da yer alamaz mıydı diye düşünmüyor değilim. Kindi, İbn-i Sina, Gazzali, İbn-i Rüşd, İbn-i Haldun gibi filozoflara yapılan haksızlığı, özellikle karanlığa gömülen düşünceden uzak Ortaçağ Avrupa’sını düşününce üzülmüyor değilim. Nasıl yaşamalıyız? Neden dünyada kötülük var? Düşüncelerimiz bize mi bağlı? Ahlaki gerçekliğin boyutu nedir? Yaşamımızın amacı ne? Felsefenin amacı daha iyi bir hayata sahip olmak ve mutluluğa ulaşmaksa pek çok filozofun bunu elde etmiş olması gerekir. Ancak kitapta da okuyacağınız üzere aslında her bir zihin farklı düşünce sistemi ve sorgulama şekliyle mutluluğa erişmeye çalışmakta. Peki mutluluk, tek kelimeden çok daha ötesiyse? Her bireyin mutlu olma şekli, mutluluğa erişme yolu birbirinden çok daha fazlaysa? Nigel Warburton eserinde, okuyucu asla sıkmadan, gereksiz ayrıntılarda boğmadan 2000 yıllık Batı felsefesini ana hatlarıyla sunmuş. Öyle ki gerektiği yerde bir filozofun düşünce
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20208,3bin okunma
Ruhun gizli odaları
Puan vermedi·360 syf.··
2024 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 21:04
Enteresan bir maceraydı benim için... Sokratesle başlayan yolculuk,bir çok düşünürü de içinde barındırarak Peter Singer ile bitti. Tarih boyunca varoluşun, Tanrının var olup olmadığının sorgulanması aslında yüzyıllar öncesinde ruhsallığa ne kadar yakın olunduğunu gösteriyormuş. Tanrıyı sorgulamak onu bulmayı istemek gibi bir arzu olmuş sanki. Ben öyle düşünüyorum..İnsanın en karanlığı, beyninin en gizli yerlerine kadar giden bu arayış zaman geçtikçe daha çok madde boyutuna geçmiş...bu da benim dikkatimi çeken bir ayrıntı oldu.Kitap felsefik bakış açısıyla okura farklı bir pencere sunuyor. Özellikle Freud ve Sartre'nin açıkçası ruhsal bir farkındalık yaratacak teorilerinin okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Yazarın akıcı dili, filozofların birbirini takip eden süreçlerini keyifli bir şekilde kaleme alması hoşuma gitti. Demem o ki, ruha katkısı olan bir kitap. Sorgulamaktan, öğrenmekten, farklı bir bakış açısını da keşfetmekten zevk alan biriyseniz Felsefenin Kısa Tarihi muazzam diyebilirim.
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20208,3bin okunma
Reklam
Reklam