Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2025 62. kitabı
Merhaba kitap severler; Size Rakun ile köpeğin arkadaşlığını anlatacağım. İsimleri Lupo'yla Tumba. Birbirleriyle ilişkileri, konuşmaları o kadar ilginç ki hani derler ya "büyümüşte küçülmüş ler" gibi. Diyaloglarında özlü, büyük, düşündürücü sözcükleri, ince mesajları mevcut. Gerek çizim ve baskısıyla da çok güzel. Kitap okumanın önemini, yeni bir yere gittiğinde verilen tepkiye kadar, dışarıya karşı algılarının açık olduğunu fark edeceksiniz. "Tumba, kavanozun dibinde biraz marmelat vardı ama şimdi yok! Evet, çünkü ben onu oradan kurtardım Lupo. Biri dipte olduğunda onu orda bırakamazsın, oradan çıkmasına yardım edersin, öyle değil mi? Tumba ne kadar iyi ifade ettiğini ve verdiği cevapla gerektiğinde yardımlaşmaya teşfik ediyor. Kitap ve sevgiyle kalın. bibliyofilin kitaplari @nar.cocuk #Lupoiletumba #narçocukyayınlari #fundaileheryerdeoku #heryerdeoku#books #book#fyp#etamin #reklam #deği̇l #benimkütüphanem #benimseçkilerim
2025 Okuma Raporları
Lupo ile Tumbo - 1. BölümPetya Kokudeva · Nar Çocuk Yayınları · 20252 okunma
10/10
·48 syf.··
2025 18. kitabı
Lupo ile Tumba #okudumbitti Bazı kitaplar vardır, anlatımı ne kadar sade olursa olsun içindeki duygular o kadar derindir ki okudukça içinizi ısıtır. “Lupo ile Tumba” tam da böyle bir hikâye. Sayfalar ilerledikçe kendinizi bu iki sevimli karakterin sohbetlerine kulak verirken buluyorsunuz. Kitap, dostluk, paylaşmak, anın kıymetini bilmek ve büyümek üzerine sıcak, düşündürücü ve bir o kadar da samimi bir anlatım sunuyor. Lupo ve Tumba’nın diyalogları bazen eğlenceli, bazen düşündürücü ama her zaman içten. “Biri dipte olduğunda onu orada bırakmazsın, oradan çıkmasına yardım edersin, öyle değil mi?” cümlesi, dostluğun en güzel tanımlarından biri adeta. Ve büyümenin getirdiği tereddütleri, şu sözlerle ne güzel özetliyor: “Büyük olduğunda daima bir şeyler için tereddüt edersin.” Kitabın dili akıcı, yalın ama aynı zamanda dokunaklı. Çizimler hikâyeye ayrı bir sıcaklık katıyor ve karakterlerin duygularını daha da hissettiriyor. Lupo ve Tumba’nın dostluğu yalnızca çocuklara değil, yetişkinlere de sesleniyor. Çünkü hepimizin zaman zaman unuttuğu küçük ama önemli şeyleri, bu iki tatlı karakter bizlere yeniden hatırlatıyor. Eğer kısa ama etkili bir hikâye ile içimizi ısıtan, düşündüren ve gülümseten bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, #LupoileTumba kesinlikle okunmalı. Her yaştan okura hitap eden bu kitap, okuduktan sonra içinizde güzel bir iz bırakıyor. #kitapkolikkafasiçocukkitabıyorumu @nar.cocuk @gencnar
Lupo ile Tumbo - 1. BölümPetya Kokudeva · Nar Çocuk Yayınları · 20252 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·136 syf.··
2024 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2024 19:50
Elmi-fantastika janrı Azərbaycan ədəbiyyatında çox az yer verilən janrdır. Mən bu janrda yazan müəlliflərdən yalnız Namiq Abdullayevi tanıyıram. Uzun müddətdir onun əsərlərini oxumaq istəsəm də, qismət olmurdu. Nəhayət, keçən həftə aldığım kitabı elə səhəri gün oxumağa başladım. Kitabda müəllifin "İtirilmiş dünya" romanı və 7 hekayəsi yer alır. Nəşrdən başlasaq onu qeyd etmək lazımdır ki, çap keyfiyyəti daha yaxşı ola bilərdi, hərflərin oxunaqlılığı çox yerdə istənilən səviyyədə deyildi. Əlavə olaraq, kitabın ölçülərini də daha proporsional (en və uzunluq nisbəti) etmək olardı, eni ehtiyac olandan böyük idi. Həmçinin, bir neçə yerdə kiçik redaktə səhvləri var idi ki, onu da nəşriyyatın özünə bildirəcəm, ənənəvi olaraq. İstər romanda, istərsə də hekayələrdə o dövr üçün əlçatmaz olan, hazırkı dövrdə isə artıq istifadə olunan, yaxud yaxın gələcəkdə gündəlik həyatımızın ayrılmaz hissəsi ola biləcək texnologiyalardan bəhs edilib. Bu (gələcəkdə aktiv istifadə olunacaq texnologiyalardan bəhs etmək), elmi-fantastik kitabların əsas xüsusiyyətidir, əslində. Bir məqamı da qeyd edim ki, kitabda hadisələrin elmi cəhətinə səthi toxunulub, daha dərin işlənilə bilərdi, məncə. "İtirilmiş dünya"da hadisələr iki kosmonavtın kosmik səfər zamanı gəmilərinin zədələnməsi və başqa planet sakinləri tərfindən xilas olunması ətrafında cərəyan edir. Romanda dünyaca məşhur" Interstellar" filmi ilə oxşar cəhətə rast gəldim. Hansı ki, filmin ssenarisi 2007-ci ildə yazılıb və 2014-cü ildə film nümayiş etdirilib. "İtirilmiş dünya" isə 1962-ci ildə ilk dəfə nəşr olunub. Filmdə kosmik səfər gedən atanın başqa planetdə zamanın daha yavaş irəliləməsi səbəbindən gec qocalması və bir gün qızı ilə eyni yaşda olduğu səhnə var və bu səhnə çox dramatik şəkildə ekranlaşdırılıb. Həmçinin, filmdə qız böyüyəndə
İtirilmiş DünyaNamiq Abdullayev · AlfaCin Nəşriyyatı · 012 okunma
çözümü en zor mesele doğru olanla yapmak istediği arasındaki seçimdir...
8/10
·456 syf.·
2024 9. kitabı
Güçlü emlak kralı Nero Golden, gizemli koşullar altında Amerika'ya göç ettiğinde, kendisi ve üç yetişkin çocuğu yeni kimliklere bürünür, 'Romalı' isimleri alır ve Manhattan şehir merkezinde büyük bir malikaneye taşınır. Barack Obama'nın göreve başladığı gün, yabancı kıyılardan gelen esrarengiz bir milyarder, New York'un Greenwich Village'ındaki manastırlı bir topluluk içindeki mimari mücevhere yerleşir. Mahalle, balon içinde balon gibidir ve mahalle sakinlerinin, yeni gelen eksantrik kişi ve ailesi hemen ilgisini çeker. Nero Golden, beklenmedik adı, izlenemez aksanı ve şüphe götürmez tehlike kokusunun yanı sıra üç yetişkin oğlunu da beraberinde getirdi: alkolik Petya, işkence görmüş bir zihne sahip parlak bir münzevi; Apu, gösterişli sanatçı, cinsel ve ruhsal açıdan her şeyi yiyen; ve D, yirmi iki yaşındaki ailenin bebeği, kendisinden bile bir sır saklayan biri. Altınların dünyasına dair rehberimiz hırslı genç bir film yapımcısı olan komşuları René. Güncel Amerikan kültürü ve politikasının tuhaf ve coşkulu arka planında geçen Altın Ev aynı zamanda Salman Rushdie'nin gerçekçiliğe dönüşünü de simgelemektedir. Modern bir aşk ve terörizm, kayıp ve yeniden icat; Salman Rüşdi'nin karanlık çağımızdaki cesurca anlatılan güçlü, zamanın içinden yine bir aile ve çevrede yaşanan hikayeleri... Golden ailesinin hikayesi, Manhattanlı komşuları ve sırdaşı, Goldens'ı mükemmel bir konu olarak bulan hevesli film yapımcısı René'nin bakış açısından anlatılırken, René, Golden'ın evinin mahvoluşunu anlatır: paranın, sanatın ve modanın yüksek hayatı, bir kardeş kavgası, beklenmedik bir değişim, güzel bir kadının gelişi, ihanet, cinayet ve çok uzakta, terk edilmiş memleketlerinde kopup gelen bazılarının hayatları... Edebiyatı, popüler kültürü ve sinemayı birleştiren Rushdie, Amerikan ruhunun
Külliyat Okumalarım
Altın EvSalman Rushdie · Can Yayınları · 202388 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 90. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2022 23:40
Herkese merhaba! Kaminsky bu kitap üzerinde 15 yıl boyunca çalışmış. Şiir ile tiyatroyu iç içe geçirmiş, anlatıyı birbirine örmüş. Her bir ilmekle işgal altındaki bir ülkede yaşanan baskı ve şiddeti dokumuş, sessizliğin o derin katmanları arasına. Tek tek. Vurulan bir çocuk, Petya. Ardından sağırlaşan kasaba halkı. Işaret diliyle örgütlenen bir direniş. Çarpıcı ve etkileyici, az ve öz bir metin bu. Bu nedenle de çok daha fazla vurucu. Sağırlık bir hastalık mıdır yoksa bir tercih meselesi midir? Peki ya susmak? Gözüm kapalı tavsiye ettiğim kitaplardan. Selahattin Özpalabıyıklar'ın akıcı çevirisiye. Keyifli okumalar! Kitaplarla kalın!
Edebiyat
Sağır Cumhuriyetİlya Kaminsky · Harfa Yayınları · 2020210 okunma
Sağırlar sessizliğe inanmaz.
7/10
·112 syf.··
2023 87. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2023 12:52
Sağır Cumhuriyet, şiirle kurulmuş bir tiyatro oyunu gibi okuduğumuz bir kitap. İlya Kaminsky bu kitapta işgal altındaki bir ülkede yaşananların hikayesini anlatırken şiddet ve baskı karşısındaki sessizliğimiz, sessiz bırakılmakla sessiz kalmaya karar vermek arasındaki fark üzerine düşünüyor. Kuşatılmış bir kasaba Vesanka, kasaba medyanında askerlerin vurup öldürdüğü sağır bir çocuk Petya ve silah patladığı anda sağırlaşsan kasaba halkı. Çocuğun ölümünden sonra kasabaya çöken sessizlikte, sağır halk işaret diliyle bir direniş örgütlemeye başlıyor.Askerler sağırlığı “salgın hastalık” ilan ediyor. “İşitmemiz zayıflamıyor, ama içimizde sessiz bir şey güçleniyor.”(Sf 11) “Bizimki, polisin vurduğu bir çocuğun kaldırımda saatlerce yattığı bir ülke. Onun açık ağzında çıplaklığını görüyoruz bütün ulusun. Seyrediyoruz. Seyrediyoruz başkalarının seyredişini. Bir çocuğun bedeni tam olarak bir çocuk bedeni gibi yatıyor kaldırımda- Barışçıl bir ülke burası” (sf 85 ,86 ) Ama Sağır Cumhuriyet sadece bir ağıt değil aynı zamanda ümide, direnmeye, yaşama sevincine yayılmış bir methiye. Farklı bir Yazım tekniği var, okurken tam anlam çıkarmadığım yerler oldu. Çeviri bir şiirsel metin olduğundan kaynaklı diye düşünüyorum. Ana fikir olarak ise çok güzel bir metindi.
Savaşa Hayır
Sağır Cumhuriyetİlya Kaminsky · Harfa Yayınları · 2020210 okunma