Hayattan çok az şey istedim ama bu çok az bile esirgendi benden. Yakında bir arazi, bir demet güneş ışığı, bir lokma ekmekle bir lokma sükunet, varoluşuma dair beni bunaltmayacak bilgi, başkalarından hiçbir şey talep etmeme ve başkalarının benden hiçbir şey talep etmemesi - bu esirgendi benden, taş kalpli olduğumuz için değil de paltomuzun düğmelerini açmaya üşendiğimiz için bir dilenciye vermeyi çok gördüğümüz bozukluk gibi.
''Hiçbir şey bütünüyle kötü olamaz. bütün polisler kötüdür diyorsun, ama değildir. iyi polislere de rastladım ben. İyi polis de var.''
fırsat bulup ona bir insanın polis üniformasını üzerine geçirdiği andan itibaren mevcut düzenin maaşlı bekçisi olduğunu anlatamazsın. polisin işi değişimi engellemektir. gidişattan hoşnutsanız bütün polisler iyidir, değilseniz kötüdür. bütünüyle kötü diye bir şey vardır.