Puan vermedi·206 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:44
Yani bir kitap bence böyle kişisel gelişim olmalı. Çok güzeldi, gerçekten çok güzel şeyler öğrendim. Ben genelde mantıkçı bir insandım. Galiba bu kitap sayesinde bir takım değişikliklere müsaade edeceğim. Keyifle aktı gitti ya. Arada saçma bulduğum yerler oldu ama yine de bana çok güzel bilgiler kattı
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2026 7. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:00
Bazen yolunu kaybeder insan. İçindeki ışığı bilir ama onu yakacak düğmeyi bulamaz. Kendi kendisini hapsettiği o karanlığın çıkış yolunu, kendisi çizmiştir oysa... Fakat bir şey olur ve bir anda dağılan ne varsa, yerli yerine oturur. İşte bu kitap size, o bir şeyin nasıl olacağının yolundan bahsediyor. O şey her neyse, iyiye hizmet eden herkesin yoluna çıksın.
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·384 syf.··
2026 404. kitabı
Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, bilimkurgu edebiyatının öncüsü Jules Verne’in hayal gücü ve bilimsel öngörüleri bir araya getirdiği, dünya edebiyatının en ikonik macera romanlarından biridir. 19. yüzyılın sonlarında kaleme alınan eser, insanın keşfetme arzusunu ve doğaya hükmetme çabasını okyanusların derinliklerine taşıyor. Hikaye, dünya denizlerinde aniden ortaya çıkan ve devasa bir deniz canavarı olduğu düşünülen gizemli bir varlığın gemilere saldırmasıyla başlar. Bu gizemi çözmek amacıyla kurulan Amerikan keşif gemisine Fransız bilim insanı Profesör Pierre Aronnax, sadık uşağı Conseil ve Kanadalı usta zıpkıncı Ned Land de katılır. Ancak yaşanan bir çatışma sonucu bu üç adam kendilerini canavar sandıkları şeyin, yani dahi ama toplumdan kaçan Kaptan Nemo’nun tasarladığı "Nautilus" adlı ileri teknoloji bir denizaltının içinde esir olarak bulurlar. Birinci cilt, karakterlerin Kaptan Nemo’nun büyüleyici ve gizemli dünyasına adım atışını, Nautilus’un okyanus tabanındaki ilk harika yolculuklarını ve denizlerin altındaki büyüleyici yaşamı keşfetmelerini konu alır. Jules Verne, henüz denizaltı teknolojisinin emekleme aşamasında olduğu bir dönemde, Nautilus’un teknik detaylarını ve okyanus bilimini muazzam bir isabetle tasvir eder. Eser, sadece soluk soluğa okunacak bir kaçış ve keşif hikayesi değil; Kaptan Nemo’nun şahsında adaleti, özgürlüğü ve insanlığın medeniyet adı altındaki yıkıcılığını sorgulayan felsefi bir derinliğe de sahiptir.
Denizler Altında Yirmi Bin Fersah 1. CiltJules Verne · İthaki Yayınları · 201116,3bin okunma
Küfürbaz aslan
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:52
İkizler burcu olan yakın arkadaşım Aslan burcunun küfürbaz olduğunu yazdı. Küfürbaz olan aslan burçları ile ilgili araştırma yapmak için google’a ‘küfürbaz aslan’ yazdım. Yapay zeka kısmı Zeyid Aslan ismini buldu. (Sonrasında küfürbaz aslan milletvekili yazınca sonucu buldum) ilginç bir şekilde Aslan soy isimli olan Zeyid Aslan aynı zamanda aslan burcuydu. (Kendinisi iyi tanımamakla birlikte siyasi yaşamı benle ilgili olmayan bu milletvekili yaşayan küfürbaz milletvekili olarak anılıyor) Bukowski ve Can Yücel’in aslan burcu olması gibi. Bukowski’yi yıllardır merak ediyordum sırf aslan burcu milleyetçisi olduğum için. Başka türden de milliyetçi değilim. Kendim de direkt olarak dobra konuşmayı, saklamamayı sevmem nedeniyle Bukowski’nin olanı yazması kendiyle ilgili açık vermesi benim içimde olanlarla karşılık geliyordu. Kitaptaki Yat sahibi Pierre hikayesi sallama geldiği için biraz hayalkırıklığına uğramış olsam da kısa ve özlü şekilde ilerleyen bu kitap hoşuma gitti. Bahis , serseri yaşam hep ilgimi çekmiştir. Bukowski’nin bu kitabı bana çok yakın geldi, diğer kitaplarını merak ediyorum ve birkaç kitabını daha kütüphaneme ekledim.
FactotumCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20203,542 okunma
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:47
Fikirler İçin Ölmek kitabının bir süredir baskısı yok. Ben de Nadirkitap'tan almıştım. "Fikirler Uğruna Ölmek" insanoğlunun düşünmeye başladığı ilk andan itibaren var sanırım. Kitaba çok vurucu bir cümleyle başlıyor Costıca Bradatan "İnsanlığa şimdiye kadar verilmiş en paha biçilmez şey ölümdür. Bu nedenle en büyük günah onu kötüye kullanıp yanlış ölmektir." -Simone Weil- Ve kitap boyunca ismini saymış olduğum bu felsefefilerin ve düşünce kahramanlarının hayatlarının kilometre taşlarından bahsediyor. Burada özellikle Sokrates, Vico, Montaigne, Boethius ve Hadot okumayı seviyorum. (Sokrates, Hypatia, Thomas More, Giordano Bruno, Jan Patocka Giovanni Pico della Mirandola, Giambatista Vico, Nietzsche, Pierre Hadot, Montaigne, Paul Louis Landsberg, Thich Quang Duc, Boethius) Bu tarz kitapların okurlara rehberlik yapmasına hayranım. Sizi başka kitaplara yönlendiriyor. Kafanızı kaldırıp düşünmek zorunda kalıyorsunuz. Rahatsız edici olan ölüm fikri üzerine yazılmış bir kitap olsa da ben okurken hayatımı nasıl anlamlandırabilirim ve iyi bir ölümü hak ederim diye düşündüm. Ricky Gervais'ın "After Life" dizisi geliyor akla. Gerçekten ölüm üzerine konuşabilmek ve kabullenebilmek iyi bir mizah anlayışı da gerektiriyor. Ölüm konusu çok uzun zamandır kafamı kurcalıyor. İlk zamanlardaki o huzursuzluktan eser kalmadı. Çok sevdiğim dostlarımı erken yaşta kaybettim. Her ölümden payıma düşen dersi çıkarmaya çalıştım. Ne acı bir şey değil mi? Sevdiğiniz insanların ölümünden, kendinize daha iyi bir yaşam için ders çıkarmak... Nietzsche'nin Şen Bilim'deki şu feryadı boşuna değilmiş: "Elzem olan bir şey vardır. Birinin kendi karakterine -biçim vermesi- nasıl da büyük ve nadide bir sanat. İşte sahip olduğumuz o hammaddeye; yani bedenimize ve zihnimize hak ettiği üzere bir sanatçı gibi davranmıyoruz.
Felsefe-Düşünce
Fikirler İçin ÖlmekCostıca Bradatan · Can Yayınları · 2018103 okunma
Puan vermedi·1808 syf.··
2026 241. kitabı
Lev Tolstoy, dünya edebiyatının en görkemli, en devasa ve kusursuz anıtlarından biri olan bu epik başyapıtında; sadece bir dönemin tarihini değil, insan ruhunun tüm katmanlarını ve bir ulusun anatomisini muazzam bir büyüteç altına alıyor. 19. yüzyılın başlarında, Napolyon ordularının Rusya’yı işgal ettiği o çalkantılı savaş yıllarını ve bu büyük yıkımın gölgesinde aristokrat ailelerin (Bolkonski, Rostov, Bezuhov) değişen hayatlarını merkezine alıyor. Eser, adından da anlaşılacağı üzere kusursuz bir düalizm üzerine kuruludur: Saray davetlerinin, baloların, aşkların, felsefi arayışların ve insani hırsların yaşandığı o ışıltılı "Barış" atmosferi ile cephelerin, barut kokusunun, stratejik hataların, ölümün ve vatan savunmasının çıplak gerçekliğiyle örülü "Savaş" dünyası iç içe geçer. Pierre Bezuhov’un varoluşsal sancıları, Prens Andrey’in gururu ve hayal kırıklıkları, Nataşa Rostova’nın yaşam enerjisi ve saflığı gibi yüzlerce karakter aracılığıyla Tolstoy; tarihin akışını kralların veya generallerin değil, halkın ve görünmez kitlelerin tayin ettiğini savunur. *Savaş ve Barış*; tarihin, sosyolojinin, felsefenin ve edebiyatın tek bir potada eritildiği, insan doğasına ait hiçbir duygunun dışarıda bırakılmadığı, zamanı ve sınırları aşan en büyük dünya klasiğidir.
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma