Ejderha Bakıcısı serisi tam bir yolculuk hikayesiydi. Üç kitabın üçünde de hep bir yerlere gitme telaşı içindeydik ve bir yerlerde durduğumuz her seferinde başımıza gelmeyen bela kalmadı. Ölümlerden döndük ama yola koyulmaya her seferinde devam ettik çünkü her zaman varmamız gereken bir yer vardı.
Gerçekten tam anlamıyla bir yolculuk hikayesiydi Ejderha Bakıcısı serisi. Büyüme, yaşayarak öğrenme, hatalar yapma, doğruyu bulma, kaderini takip etme ve ona yön verme, güven ve hüsran, aç gözlülük ve göz tokluğu, kayıplar ve kavuşmalar, hastalıklı düşünceler, gaddarlık ve fedakarlıklar... En önemlisi de dostluk. Bir fare, ejderhalar ve insanlar...
Seri, insanı kıpır kıpır eden, heyecandan sayfaları nasıl çevireceğinizi bilemediğiniz türden bir seri değil; bunu da söylemek zorundayım. İçindeki bunca karmaşık ilişkiye, bunca aksiyona rağmen, insana tam olarak isimlendiremeyeceği bir sakinlik veren türden bir seri. Bir kitaba dost gözüyle bakabilirsiniz değil mi? İşte bu kitap/seri dost olmak isteyeceğiniz türden bir kitap/seri. Sanırım en doğru bu şekilde tarif edebilirim size.
Ben gerçekten çok keyifle okudum bütün kitapları. Son kitap da kesinlikle harika bir şekilde bitti. Tam bir final kitabıydı ve bu şekilde son bulmasına gerçekten çok sevindim.
İlk kitabı çoook eskiden okumuş ve sıkıldığım için bir köşeye bırakmıştım. Yıllar sonra yeniden okumak ne kadar değiştiğimi gösterdi bana ve işte şimdi burada son kitabın yorumunu sıcaklık veren bir keyifle yazıyorum.
Harika bir yolculuktu Ping, Hıvar, Danze, Kay, Jun ve diğerleri...