DESTAN
Ezelde yazılmış takdir-i Hudâ
Şirin cânımızdan ettiler cüdâ
Eş ile, dost ile kılmadım vedâ
Hâlimi arzedin nazlı Hünkâr'a
Ahımı koymasın dört zulümkâra
Sabah ile kuşluk vaktı arası
İki kılıç, topuz, kama yarası
Gayrı yoktur kurtulmanın çâresi
Hâlimi arzedin nazlı Hünkâr'a
Ahımı koymasın dört zulümkâra
Miralay Bey gelsin baksın hâlime
Kanımı koymasın bu dört zâlime
Kem haberim göndersinler şâhıma
Hâlimi arzedin nazlı Hünkâr'a
Ahımı koymasın dört zulümkâra
Kethuda Bey, feryâd eyleme boşa
Bu firkat çıkmıştır dağ ile taşa
Güç ölüme gitti Feyzullah Paşa
Hâlimi arzedin nazlı Hünkâr'a
Ahımı koymasın dört zulümkâra
PİNHÂNÎ
Sayfa 683 - Milli Kültür Yayınları 1962 Baskısı·Kitabı okudu
Şehzade Mustafa hem halk, hem de ordu tarafından çok
seviliyordu...
Karakter ve cesaret açısından dedesi Yavuz Sultan'a benzetiliyordu...
Öldürülmesi yürekleri dağladı...
•Toplumsal acıyı Taşlıcalı Yahya mısralara döktü:
"Meded meded bu cihanın yıkıldı bir yanı,
"Ecel celalileri aldı Mustafa Han't,
"Dolundu mihr-i cemali bozuldu erkanı;
"Vebale koydular al ile Al-i Osman'ı...
"Yalancının o kuru bühtanı, buğz-ı pinhanı,
"Akıttı yaşımızı yakdı nar-t hicranı...
"N'olaydı görmeye idi bu macerayı.
"Yazıklar ane ki reva gördü bu re'yi gözüm,
"Nesim-i subh gibi yerde koyma ahımızı...
"Hakaret eylediler nesl-i padişahimizi.
"Bunun gibi işi kim gördü kim işitti aceb?..
"Ki oğluna kıya bir server-i Ömer-meşreb,
"Ilahi cennet-i firdevs ana durağ olsun,
"Nizam- âlem olan padişah sağ olsun."
Bir kişide olsa sıdk u sadakat
Serin fedâ eder ihsâna karşı
Lisânı dür olur lutf u nezâket
Ahlâkın tebdîl et zamâna karşı
Her dem Mevlâm sever çeşm-i giryânı
Kimin aşkı zâhir kimin pinhânî
Kimse bilmez bir vakt-i zamânı
Bazı cevâp gelir lisâna karşı
Kimin de bu çocuk olmuştur serser
Kimin der ki yoktur bunda bir eser
Bilmezler dünyada kim içmiş kevser
Ta’n eder gülerler Sümmâna karşı
“Pinhani, Sevmekten Usanmam diyecek. Sevmekten usanmadıklarımıza, kalbimizde gizlice büyüttüklerimize, değer verdiklerimize ve değer bulduklarımıza gelsin."
Sessizliğimde bile beni anlayacak yüreğime dokunabilecek insanlarla karşılaşmak istiyorum.Çünkü bazen en büyük ihtiyaç anlaşılmaktır.
Ve ben anlaşılmak istiyorum. Ben artık konuşmadan bile beni anlayacak insanlara rastlamak istiyorum.