Akıcılığı Baltalayan Nörolojik Terimler :))
6/10
·192 syf.··
2026 44. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:04
Kitabın bende bıraktığı en güçlü intiba şu oldu: "Mutluluk bir piyango değil, zihinsel bir kas sistemidir." Yazar, kaderci veya tamamen polyannacı bir yaklaşımı reddediyor. "İyi düşünmek" derken saf bir iyimserliği değil, "gerçekçi ve işlevsel" düşünmeyi kastediyor. İnsanın kendi beyninin kölesi değil, efendisi olması gerektiğini çok net formüle etmiş.Ancak yazarın daha önce başka kitabını da okumuştum ve o kitabını da okurken aynı şeyi hissetmiştim. Tarhan'ın akademik ve tıbbi geçmişine bakmıştım kitabını daha bitirmeden. Çünkü bu kitabında da yaşadığım gibi mesleğinin önlüğü kelimeleri örtüyor ve kelimelerin örtülü olduğu bölümlerde dil ağırlaşıp akıcılığını kaybediyor. Nörolojik terimler (serotonin, dopamin yolları, prefrontal korteks vb.) akıcılığı çok fazla baltalıyor. Kelimeleri yazarken bile şuan bayıyor. :) Ayrıca kitap içinde bazı kavramların (özellikle "özbilinç" ve "irade" vurgularının) çok sık tekrarlandığını, bunun da kitabın hacmini gereksiz büyüttüğünü düşünüyorum. Yazarın bu kitabını da okuduktan sonra başka kitabını okur muyum, ıssız bir adada tek başıma sadece O'nun kitabı kalsa o zaman okurum :)) o da okumayı sevdiğim için. Huzurla demlenmeniz dileğiyle akıcı kitaplarınız bol olsun arkadaşlar :)
İyi Düşün, İyi Hisset, İyi OlNevzat Tarhan · Aile Yayınları · 202595 okunma
Puan vermedi
Benim okuduğum kitap, Anonim Yayıncılık'a ait 2024 baskısı. Eğer gerçekten aynı konu, aynı kitap günümüz Türkçe'si ile paylaşılmışsa; diye düşünerek yorum yapacağım: Günümüz Türk dizilerine benzer bir hikaye :) . Kitabın ana karakteri yerine çoğunlukla başka şey veya kişilerden bahsediliyor. Okurken gerçekten midem bulandı, defalarca kez. Ayrıca kitaptaki bilgiye göre, kitap 1800-1900 yılları arasında yazılmış olmasına rağmen 1300 yılından bahsediyor ve yazar resmen kendi yıllarındaki teknoloji ve yaşama göre anlatmış Osmanlı zamanını. Bildiğim kadarıyla piyango, tramvay gibi şeyler, özellikle de anlatıldığı şekilde o zamanda yoktu. Ya yazarın tarih konusunda pek bilgisi yok, ya da hikayeyi fantastikleştirmek gibi bir istekte bulundu herhalde. Veya eğer kitap normalde böyle değilse ve yayıncı tarafından düzenlemeler sırasında değiştirildiyse de vebali kendi boyunlarına... Yani kısaca tavsiye etmiyorum.
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·312 syf.··
2026 15. kitabı
zengin olmayı bırakın varlıklı olmaya bakın. varlıklı olmak ise karakteristiktir ve buna ulaşmaya giden yollarda kendinizi derinlemesine ölçümleyin diyen kitap. kitaptan bazı alıntılar: --- spoiler --- voltaire'nin şu gözlemini severim: "tarih hiçbir zaman tekrar etmez; insanlar ise her zaman kendini tekrar eder." bu gözlem parayla ilgili davranışımıza çok iyi uyuyor. eğitim ve ileri görüşlülük, düzeyi ne olursa olsun, hiçbir zaman belirsizlik ve korkunun gücünü gerçek anlamda yaşatamaz. amerikalıların piyango biletlerine harcadıkları para, film, video oyunları, müzik, spor etkinlikleri ve kitap harcamalarının toplamından daha fazla. peki piyango biletlerini kim alıyor? çoğunlukla yoksul insanlar. abd'de en alt gelir düzeyindeki haneler, piyango biletlerine ortalama 412 dolar harcıyor ve rakam en yüksek gelir grubundakilerin dört katı. amerikalıların yüzde 40'ı acil bir durumda 400 doları bir araya getiremiyor. başarı kötü bir öğretmendir. zeki insanların zihnini çekerek kaybetmeyeceklerini düşünmeye iter. modern kapitalizm iki şeyde uzmandır: server üretmek ve kıskançlık yaratmak. belki de bu ikisi el ele ilerliyor; emsallerimizin önüne geçme isteği, sıkı çalışmanın yakıtı olabilir. fakat "yeter" duygusu olmazsa, hayatın hiçbir eğlencesi kalmaz. dedikleri gibi mutluluk, aslında sadece sonuç, eksi beklentidir. müthiş sonuçlar elde etmek için müthiş bir güce sahip olmanız gerekmiyor. iyi yatırım, mutlaka iyi kararlar almaya bağlı değildir. işleri sürekli olarak berbat etmeme meselesidir. napolyon askeri dehayı, "etrafında herkes aklını kaybederken ortalama şeyler yapabilen kişi" olarak tanımlamış. yatırım da öyledir. peter lynch, zamanımızın en iyi yatırımcılarından birisidir; bir keresinde şöyle demişti: "bir işte harikaysanız, 10 defasından 6'sında haklı
Paranın PsikolojisiMorgan Housel · Scala Yayıncılık · 20212,749 okunma
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Ölüm Diken Üstünde, İngiliz yazar Agatha Christie'nin ilk kez 1935 yılında yayımladığı dedektif romanıdır. Özgün adı Death in The Clouds (Tr:Bulutlar Arasında Ölüm) olan eser kitap olarak yayımlanmadan önce ABD'de The Saturday Evening Post dergisinde, sonra da İngiltere'de bazı dergilerde Death in the Air (Tr: Havada Ölüm) adlarıyla tefrika edildi ki bu ad Agatha Christie'nin romanına verdiği ilk orijinal addı. Roman Türkiye'de ilk kez 1971 yılında Altın Kitaplar tarafından Gönül Suveren'in Türkçe çevirisiyle yayımlandı, sonradan yeni baskıları yapıldı. La Bourget'den Londra'ya hareket eden uçakta Madam Giselle'i hazin bir son beklemektedir. Zengin bir tefeci olan yaşlı kadın aniden ölür. Kalp krizi mi, olay yerinde bulunan eşek arısı mı neden olmuştu ölümüne? Yolcular arasında dedektif Hercule Poirot da bulunmaktadır. Poirot, kadının ölümünün kalp krizi ya da eşek arısı sokması sonucu olmadığına, cinayet olduğuna emindir. Ardından olay yerinde bulunan ipuçları (Afrikalı yerlilerin kullandığı zehirli diken atılan bir boru ve ucunda öldürücü bir zehir bulunan diken) ve kurbanın boynundaki iz cinayete işaret etmektedir. Olay sonrası mahkeme görülür. Bütün tanıklar dinlenir, deliller incelenir ancak net bir sonuca varılamaz. Boru, Hercule Poirot'nun koltuğunun altında bulunduğu için jüri üyeleri için katil Hercule Poirot'dur. Ancak yargıç, jüri üyelerinin kararına karşı çıkar. Cinayeti uçakta bulunan kişilerden birisi işlemiştir ancak kimdir? Poirot, alnına sürülen lekeyi temizlemek için bu karmaşık gibi görünen olayı çözüme kavuşturmak için kolları sıvar. Uçakta bulunan dedektif romanları yazarı mösyö Clancy mi, piyango talihlisi kız Janet Grey mi, dişçi Norman Gale mi, kontes Horbury mi, Roger Bryant mı, arkeolog Armand Dupont ve oğlu Charles Dupont mu, iş adamı James
Ölüm Diken ÜstündeAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20203,047 okunma
8/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Doc, dönmüştür ama Monterey ve Sardalye Sokağı artık eskisi gibi değildir. Savaş sonrasında Lee dükkanı Charles and Mary adlı bir Meksikalıya devretmiş, Dora öldükten sonra ablası Fiona yani Fauna gelip idareyi ele almıştır. Mack ve ekibi ise aynı şekilde yaşamaya devam eder. Suzy adında bir kız gelir ve geneleve girer. Pek hanımefendi değildir ama bu şehirde kalıcı gibidir. Doc içi boşalmış bir kabul gibidir. Hayattan zevk almaz ve çoğu araştırmasını zevk almadan yapmaya başlar. Suzy ise onunla sürekli kavga eder. Fauna falında Hazel'ın ABD başkanı olduğunu görmüş zmack de Doc'un doğum günü temmuz dediği için Suzy ve Doc evlenecek diye görmüştür. Onları yemeğe gitmeye ikna eder. Mack de yaşadığı evi piyango ile satıp 400 dolara Doc'un istediği mikroskopu almak ister. Büyük bir şenlik düzenlenir. Ama yanlışlıkla teleskop alırlar. Ayrıca Suzy gelim gibi giyinse de evlenmeyi kabul etmez. Bir büyük boru içinde yaşamaya başlar. Genelevden ayrılır ve lokantada çalışmaya başlar. Hazel da araları düzelsin diye Doc'un kolunu kırar. Suzy ona yardım etmeyi kabul eder. Ahtapot makalesini yazması ve uzaklarda inceleme yapması için. Bundan sonra neler olacaktır? Keyifle soluksuz okunan bir roman.
Tatlı PerşembeJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20211,803 okunma
9/10
·354 syf.··
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 01:45
Drina Köprüsü “Dünyanın bir tarafında, bir yerde, bir piyango çekiliyor, savaş yapılıyor ve hepimizin alın yazısı da böylece uzaklarda belirleniyordu “ Bu alıntıyla başladım çünkü Sokullu Mehmed Paşa memleketi Vişegrad’da bir köprü yaptırmak istiyor. O köprünün yapılma aşamasından yirminci yüzyıla kadar olan bitenler bir eser olup karşımızda duruyor. Bir tarihi belgesel demek isterdim, diyemedim çünkü içinde okurken dehşete kapılacağınız kurmaca ( umarım öyledir) olaylar kişiler var. Kişiler, olaylar değişiyor, yer aynı Drina Köprüsü…Nobel ödülü almış bunu hak etmiş bu kitabı okumak yorucuydu. Okuyun, tavsiyemdir güzel insanlar
Drina Köprüsüİvo Andriç · İletişim Yayınevi · 20257,5bin okunma