Fareler ve İnsanlar
8/10
·112 syf.··
2026 22. kitabı
Fareler ve İnsanlar, Büyük Buhran döneminde Kaliforniya’da mevsimlik işçi olarak çalışan iki arkadaşın hikâyesini ele alıyor: zeki ama yoksul George Milton ile saflığı ve fiziksel gücüyle bana Yeşil Yol filmindeki John Coffey’i anımsatan zihinsel engelli Lennie Small. George ve Lennie’nin en büyük hayali kendi çiftliklerine sahip olup kimseye bağlı yaşamamak. Ancak Lennie’nin iyi niyetli fakat kontrolsüz davranışları trajik olaylara yol açıyor. Hikâye dostluk, yalnızlık, hayaller ve acı gerçekler etrafında şekilleniyor. Son olarak kitabın adı, İskoç şair Robert Burns’ün bir şiirinden geliyor: “En iyi planlar fareler ve insanlar için çoğu zaman ters gider.” Maalesef George ve Lennie için de böyle oluyor. Sonu kalbimi kırdı...
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023212bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:30
Tuhaf Ev, aslen bir YouTube fenomeni olan Japon yazar Uketsu’nun acayip merak uyandıran bir korku-gerilim kitabı. Kitap tamamen bir evin gizemli çizimleri ve üç kişinin bu planlar üzerine yaptığı diyaloglar üzerinden ilerliyor. Siz de okurken elinizde olmadan o çizimleri yan yana koyup karşılaştırıyor, adeta evi kendiniz incelemeye başlıyorsunuz. Çok basit bir dille yazılmış olmasına rağmen müthiş bir merak unsuru barındırıyor. Elinizden bırakamıyorsunuz, su gibi akıp gidiyor. Özellikle uzun süredir kitap okuyamayan ve keyifli vakit geçirmek isteyenler için meraktan delirten, şahane bir hızı var. Gelgelelim, kitabın sonu benim için tüm o büyüleyici süreci mahvetti. Hikaye boyunca büyük bir ters köşe bekledim ama maalesef o gerilimin hakkını veren bir şaşırtmaca yoktu. Sonu o kadar ütopik ve zorlamaydı ki, kitabın başında o yaratılan harika gizemi ve atmosferi sonunda tamamen yok etmişler. Çok daha inandırıcı, "Vay be, demek böyleymiş!" dedirten bir finali hak ediyordu. Yine de sonunu bir kenara bırakırsam, sunduğu o bulmaca çözer gibi okuma keyfi için kesinlikle tavsiye edeceğim, çok eğlenceli bir deneyimdi.
1000Kitap
Tuhaf EvUketsu · Nox Yayınları · 2026980 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçek olması daha da acı
8/10
·109 syf.··
2026 37. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:29
Son zamanlarda bu tarz toplumsal eleştri-psikoloji kitaplarını okumak zaten beni etkiliyor bir öğretmen olarak. Fakat bu kitabı etkileyici yapan şey aslında tam olarak konusu değild bence. Kitabın insanlar üstünde bu kadar etkileyici olmasının en büyük sebebi olayları bizzat yaşamış kişilerin düşüncelerini aktarması. Diana’nin teyzesi, anneannesi, öğretmenleri, ifadesini alan jandarma, sosyal hizmetler uzmanı, abisi… Evde bulunan dört çocuktan sadece birinin yani Diana’nın hem fiziksel hem de psikolojik şiddete uğramasına karşı ailenin profesyonel sessizliği, soğukkanlı duruşunun yanında vücudunda bulunan bütün şiddet izlerini öğretmenlerin sosyal hizmet uzmanlarının görmesine rağmen Diana’nın korkusu ve her bir yarası için uydurulmuş planlar ve Diana’nın hep sakarım ifadesi, sessiz çığlıkları her yeni okulda aslında aşırı fiziksel sevgi gösterileri aşırı tepkileriyle dikkat çekerek yardım istemesi yine de bütün çabalarına rağmen başarılı olamaması. Kitabı etkileyici kılan da tam olarak bunların gerçekten bir çocuğun hikayesi olması.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 45. kitabı
Çok küçük yaşlarda yetiştirme yurdunda kaldıkları dönemde "Öcü" adındaki biri tarafından damgalanan 30 çocuğun hikayesiyle başlıyor Yaralasar. Aradan geçen 20 yılın ardından Öcü yeniden ortaya çıkıyor ve kendi yarasalarını tek tek avlamaya başlıyor. Tam bu sırada cezaevinde olan Sedef, süresi bitmemesine rağmen aniden tahliye ediliyor. Öcü’yü durdurmak isteyen gizli bir örgütten iş birliği teklifi alan Sedef bu teklifi kabul ediyor. Üstelik geçmişte yurtta çok yakın olduğu arkadaşlarıyla birlikte bu yola çıkıyor ancak o anda henüz hiçbiri birbirini tanımıyor.Kitabın konusu bana ilk andan itibaren gerçekten çok ilgi çekici gelmişti, okumamın en büyük sebebi kesinlikle buydu Maral Atmaca’nın kalemini de çok merak ediyordum ve iyi ki tanışmışım. Kitap o kadar sürükleyici ki kendimi hiç tutamadım, şu anda serinin 3. kitabını okuyorum bile Hikayede Sedef, hayatta kalabilmek için başka bir kimlikle yaşamak zorunda. Kendi içindeki o masum Sedef'i korumak için kendini hep "Yankı" olarak tanıtıyor. Karakterlerin yaşamak zorunda kaldığı şeyler gerçekten çok kötü ve sarsıcıydı. Özellikle Yankı’nın geçmişte çöpten bayat ekmek yemek zorunda kaldığı o sahneleri okurken içim parçalandı Her ne kadar biz şu an bir kitapta okuyor olsak da gerçek hayatta da maalesef bu durumları yaşayan insanların olduğunu bilmek insanı çok derinden yaralıyor Kitapta favori karakterlerim Alaz ve Sedef dışında kesinlikle Kuzey oldu. Sedef geçmişe dair her şeyi tam hatırlamasa da çocuk yaşta birbirlerine verdikleri sözler ve şimdi farkında olmadan bile sürekli birbirlerinin yanında olup yardımcı olmaları çok tatlıydı Kuzey’in o korumacı, abi gibi yaklaşan tavrı içimi ısıttı Alaz’a gelirsek zekasına gerçekten hayran kaldım. Öcü’yü bulmak için yaptığı o titiz planlar ve stratejileri inanılmaz
Yaralasar - 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202113,2bin okunma
Puan vermedi
“Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.” Bayıldığım bir söz. Hatta hayat mottom diyebilirim. Ne yazık ki iyi olacağına inanarak verdiğimiz kararlar bazen bizi hiç beklemediğimiz bir mutsuzluğun içine sürükleyebiliyor. Hayatımıza olumlu bir yön vermeye çalışırken, bir bakmışız 81 yaşında, yalnız ve mutsuz bir ihtiyar olarak ömrümüzün sonuna gelmişiz. Matt Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi’nde kurduğu paralel evren fikrini bu kez farklı bir bakış açısıyla Gece Yarısı Treni’nde okurun karşısına çıkarıyor. Hayata veda eden Wilbur, sonsuzluğa ulaşmadan önce bir trenin vagonundan kendi yaşamını yeniden izliyor. Pişmanlıklar, başarısızlıklar, ölümler, acılar, yas, aşk ve dostluk… İnsana dair ne varsa sayfalar boyunca iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Yazar, bu hikâyeyle yaşamı boyunca kitaplar okumuş bir insanın başka hayatlara tanık olmasının, farklı dünyalara yolculuk etmesinin ve her hikâyenin insana yeni bir pencere açmasının önemini güçlü bir şekilde vurguluyor. Geçmişte verdiğimiz tek bir karar gerçekten bütün hayatımızı değiştirebilir mi? Elbette değiştirebilir. Peki, yaşanmış bir geçmişi düzeltmek mümkün mü? İşte bu roman tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Bu kitap bana bir kez daha hatırlattı ki hayat, keşke’lerle değil, bugünkü seçimlerimizle şekilleniyor. Geçmişi değiştiremeyiz ama bugünü yaşayış biçimimiz, yarının hatırası olacaktır. “Ölmek bir an sürüyor ama yaşamayı öğrenebilmek için bir ömür harcıyorsun.”
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026437 okunma
6/10
·142 syf.··
2026 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:50
Herkesin bildiği gibi; Türk edebiyatının ilk edebi romanı kabul edilen romanı İntibah’tır. "İntibah" kelime anlamı olarak "Uyanış" demektir. Hikaye, iyi eğitim almış, zengin ancak hayatı ve insanları tanımayan Ali Bey etrafında dönüyor.. kitabı spoilersiz anlatamayacağım ️Spoiler️ Ali Bey, Çamlıca’da gezerken Mahpeyker adında büyüleyici bir kadınla tanışır ve ona sırılsıklam aşık olur. Ancak Mahpeyker, hafifmeşrep, birçok erkekle ilişkisi olan ve Ali Bey’in saf duygularını suistimal eden bir kadındır. Ali Bey'in annesi Fatma Hanım, oğlunu bu kadından kurtarmak için eve Dilaşub adında dünya güzeli, temiz bir cariye satın alır. Ali Bey başta Dilaşub’a yüz vermese de zamanla Mahpeyker’in gerçek yüzünü öğrenir. Yıkılan Ali Bey, Mahpeyker’i terk edip evdeki Dilaşub’a yönelir ve onunla evlenmeye karar verir. Bunu gururuna yediremeyen Mahpeyker, korkunç bir intikam planı hazırlar. Çeşitli entrikalarla Dilaşub’a iftira atar; onun evden kaçtığını ve başka erkeklerle düşüp kalktığı yalanını yayar. Ali Bey bu iftiraya inanır, Dilaşub'u evden kovar ve kahrolup kendini içkiye, kumara verir. Bütün servetini kaybeder, annesi Fatma Hanım ise kahrından ölür. Evden kovulan Dilaşub, esirciler vasıtasıyla Mahpeyker’in eline düşer. Mahpeyker’in asıl amacı Ali Bey'i tamamen yok etmektir. Ali Bey’i Üsküdar’daki bağ evine çağırtıp orada kiralık katillerine öldürtmeyi planlar. Dilaşub bu korkunç planı duyar. O gece, Ali Bey eve geldiğinde Dilaşub onu uyarır. Ali Bey'in kaçmasını sağlamak için onun paltosunu giyip yatağına uzanır. Karanlıkta odaya giren katiller, yatakta Ali Bey'in yattığını sanarak Dilaşub’u bıçaklayarak öldürürler. Durumu fark eden Ali Bey geri döner, Dilaşub’un cansız bedenini görünce çılgına döner ve mutfaktan aldığı bıçakla Mahpeyker’i orada öldürür. Olay yerine gelen
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,3bin okunma