O zaman uzatma, kullanma insanları, mutluluk, zamanı geldiğinde bırakıp gidebilmektir. Daha yaşanacak öyle çok şey var ki ! Bu kavgamız hiç bitmeyecek..
Oysa bir kıpırtı,bir çekişme,bir devinim gerekmiyor mu yaşam için,yaşamak için?Hem dostluk,hem aşk,hem seks,hem heyecan,hem saygı,hem bağımsızlık. Tümü bir arada olmayacak mı bu? Olamıyor mu?İlle de teker teker.
Biri çok varken öteki hiç yok…
Kadınlar yataklarında,yüzlerinde çizmelerini hissedecekleri bir faşistin varlığından hoşlanırlar. Etin, beyinden ayrı, kendine ait bir belleği vardır. Karşı cinsle her karşılaşmasını anımsamak için, kesinliği yüksek bir psikolojik sistem kullanır. Aylar,yıllar geçip yaşanan her şey geçmişin bir parçası halini alsa da, cinsel anıların gizemli pırıltısı hep kalır. Düş görürken, düşüncelere dalmışken,sokakta yürürken, bir yabancıyla konuşurken,başka bir adamla sevişirken. Böyle herhangi bir zamanda,cinsel anılar birden ortaya çıkar.
Eğer dünya, ölümcül kanını bir anda dışarı fışkırtabiliyorsa, biz neden bunca yitik ruhla ve materyalist bir çağla yüzyüzeyken, kendimizi yok etmeyelim.