Şarap ve esrar için birer bölüm ayrılmış.
Şarap, hayatımın o kadar vazgeçilmez bir parçası ki okumak beni gerçekten mutlu etti.şarap hakkında yazılmış yazıların yetersizliğinden başlıyor yazar (1851 yılı). Daha sonra şarabın kendisini konuşuyor.şarap içmediği ve erdemli olduğunu sanan insanların da aslında kötü olabileceği, alkol ile kötülüğün alakası olmadığı da belirtiliyor ki artık bu uygarlık seviyesinde böyle saçma düşünen kalmamıştır. Ama görüyoruz gerçi Haşa alkol kullanmayıp dedikodu yapanları, karısını dövenleri, hayvanları taciz edenleri, hırsızını, katilini. Siz bu adamlara alkol içerseniz de aynısını yapacak içirmeseniz de aynısını yapacak. Çünkü kötülük insanın kalbindedir dışarıdan alınan bir madde ile daha kötü olamazsınız. Baudelaire, daha sonra o dönemde yükselişe geçen esrar ile şarabı karşılaştırmaya başlıyor ve esrarın getireceği kötülüklerin şaraptan çok daha fazla olduğunu söylüyor. Tabii esrarı tanımlarken tam olarak hangi uyuşturucuyu anlatıyor bilemiyorum da esrar ile alakası yok dediklerinin sanki mantar ya da LSD den bahseder gibi aynı.
Kitap anlatım çok iyi kitaplığımda bulunması iyi oldu.