onlar için “platon’un devlet’i” de “daha iyi bir sen olma rehberi” başlığıyla basılsa kimse yadırgamaz.
Sayfa 18 - literatür hayat
1000k
Politik
aristoteles’in bu tutumu politik görüşlerinde de kendini gösterir. “insan politik bir varlıktır” diyen aristoteles’e göre, insanı çevreleyen toplum olmadan gerçek anlamda insan olunmaz. insanın ailesi ve köyü; açlık, sıcaklık, evlilik ve çocuk yetiştirme gibi temel yaşamsal gereksinmelerini karşılasa da, insanların birlikteliğinin en gelişmiş biçimi devlette ifadesini bulur. sonra da devletin nasıl organize edilmesi gerektiği sorusu gelir. (platon’un “felsefe devleti”ni hatırlıyorsun, değil mi?) aristoteles üç iyi devlet türünden söz eder. bunların ilki, devletin başında tek bir kişinin bulunduğu monarşidir. bu devlet biçiminin iyi olabilmesi için baştaki kişinin kendi çıkarları uğruna devleti kötüye kullanmaması gerekir. bir diğer iyi devlet biçimi aristokrasidir. aristokraside devleti yöneten bir grup lider vardır. bu devlet biçiminin de üç beş kişinin kasıp kavurduğu, bugün cunta denilen idare biçimine dönüşmemeye özen göstermesi gerekir. üçüncü iyi devlet biçimi de aristoteles’in politeia demekle kastettiği demokrasidir. ancak bu yönetim biçiminde de var olan tehlike, bir demokrasinin kolayca bir ayaktakımı egemenliğine dönüşebilmesidir. (zalim hitler almanya devlet başkanı olmasaydı da, küçük naziler korkunç bir “ayaktakımı egemenliği” oluşturabilirdi.)
Sayfa 132 - 133
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Platon, başyapıtı Devlet’te, “Devlet büyütülmüş ruhtur” der. Bun­dan dolayı bireyin erdemlerini tartışmak için ideal devletin er­demleri üzerine bir diyalog yazar ve söz konusu devletin hüküm­darlarına Filozof Krallar der (Platon’un filozoflar arasındaki beğenilirliği buna bağlanabilir). Filozof Krallar, devleti Aklın insan ruhunu yönlendirdiği gibi yönlendirecekti. Temel erdem ‐hem Filozof Kral hem Akıl için- Platon’un İyi İdeasını anlamak diye tanımladığı Bilgelik’ti. Ancak bir insan için iyi olan başkası için hiç de öyle olmayabilir...
Felsefe mi, İçerik mi?
“Bugün Türkiye’deki duruma bakın. Ya her üç kişiden dördü ‘Felsefeye bayılırım, hayatımda çok önemlidir,’ diyor ya da ‘Aman aman, felsefeden uzak dur, başını ağrıtır,’ tavsiyesini veriyor. Yani hâlâ ‘felsefe’ dediğinizde kimisi için zihinsel bir şölen başlıyor, kimisi için acilen kaçılması gereken bir yangın tatbikatı. Üstelik eğitim kalitesi en iyi üniversitelerden mühendislik mezuniyeti düzeyinde olanlar bile rahatlıkla, ‘Ee felsefe ne yapıyor?’ cümlesiyle anlatabiliyor. 2500 yıllık tartışmayı özetlemek, elektrik devresinin şeması kadar kolay ve tek satırda bitecek bir işmiş gibi. Hatta mümkünse o cümleyi de ‘madde’ yazalım, tercihen tablo hâlinde, yanında da Excel grafiği olsun. Olmazsa, ‘Hocam bunun YouTube özeti yok mu?’ diye soran da çıkar. Felsefeyi kişisel gelişim sananları saymıyorum bile. Onlar için ‘Platon’un Devleti’ de ‘Daha İyi Bir Sen Olma Rehberi’ başlığıyla basılsa kimse yadırgamaz. ‘Ben mi kelebeği rüyamda görüyorum yoksa kelebek mi beni rüyasında görüyor’ tarzı da var. Tek fark, bunu Zhuangzi değil Instagram filtresi söylüyor.” -Ömer Faik Anlı, Bir Fincan Felsefe, Literatür Hayat, s. xviii
Alıntı
"... erdem, özgürlük, belirlenim, Tanrı’nın doğası, iyi ve kötü, kişisel kimlik, zihin-beden ilişkisi. Muhtemelen sadece Platon’un Devlet’i bu kadar geniş bir kapsama sahipti. ”
Doğanın senden talep ettiği işi yap şayet bu görev sana verilmişse ve birileri bunu görüyor mu diye etrafına bakınma. Platon’un Devlet’i gibi bir şey umma, en ufak bir gelişmeden memnun ol, ne kadar ufak olursa olsun önemsiz olmadığını düşün.