Tanrım! Bu bitki hayatını sürecek olan ben miyim? Günlerimi nasıl geçireceğim? Dolaşacağım.......... ...............Otuz yaşında! Acıyorum kendime. Arasıra, elimde kalan üçyüz bin frangı bir yıl da harcasam daha iyi etmiş olmaz mıyım? diye düşünü yorum. Sonra ne olacak? Bana ne sağlayabilir bu? Yeni elbiseler mi? Kadınlar mı? Yolculuklar mı? Hepsini gördüm; bunlar bitti artık, sağlayacakları sonuç çekmiyor beni. Bir yıl sonra, kendimi şimdiki kadar bomboş bulacağım; tek bir anım bile olmayacak; ölüm karşısında bir korkak.........
Bir şey versinler yapayım, ne olursa olsun... Başka şey düşünsem daha iyi, çünkü. şu anda, kendi kendime komedi oynuyorum.. Hiçbir şey yapmak istemediğimi çok iyi biliyorum: bir şey yapmak, bir parça varoluş daha yaratmak demektir; oysa şu durumda gerektiği kadar varoluş var.
Aslında, kalemi elimden bırakamıyorum. Bulantıya kapılacağım diye korkuyorum, yazarken onu geciktiriyormuşum gibime geliyor. Bu yüzden aklıma geleni yazıyorum.