...insan yaşadığı mekânın esiri olmaya başlamıştır. Göç etmek gerekir, göç enerjizm ve dinamizm demektir. Tarihe bakalım, göç eden milletler yaşamıştır, göç etmeyenler yok olup gitmiștir. Göç eden millet yayılır ve güçlü olur, yenilenir. Göç edemeyen ise yok olur. İnsan da böyledir, göç eden gelişir, tekâmül eder. Göç edemeyen ise yok olur, fakirleşir. Hareket fikrine ulaşmak lâzım. Yaradılışın özünde hareket vardır, bu öze aykırı davrananın yok olması tabii sonuçtur.
Gelişmişliğin hiç hesaba katılmayan diğer bir ölçüsü de ölümler olsa gerek. Ne kadar geliştiysek o kadar çok öldük. Yirminci yüzyıldan yirmibirinci yüzyıla ulaşan en büyük gerçek bu. Binlerce yıllık ortak mirası, bu kadar hızlı tüketmedik, yok etmedik ve unutmadık.
İnsanın göksel tarafına artık kimse yol bulamıyor ve tükeniyor günden güne insan sanki. Savaşlar hiçbir çağda, yirminci yüzyıldaki kadar olmadı ve hiçbir çağda bu kadar insan savaşlarda ölmedi.