— “Çocukken karanlıktan korkardım.”
— “Sonra ne oldu? Korkunu nasıl yendin?”
— “Sonra büyüdüm ve ben de karanlık oldum. Korktuğum ne varsa ona dönüştüm.”
Ne oldu bize bilmiyorum ama iyi şeyler olmadığını çok iyi biliyorum. Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil, aşık desem değil bildiğin raslantıydık işte, ondan öte gidemedik
Hiçbir anlamı yok artık. Çünkü bu acı, benden başka kimsenin canını acıtmıyor. Kaygılarımı paylaşan kimse yok. Onlar beni anlamıyor, ben onları anlamıyorum. Kendimle yapayalnızım, daha önce bunu hiç bu kadar hissetmemiştim.
Seni özlediğimi düşündükçe, gücünü yitirmiş bir derebeyi gibi yalnız hissediyorum kendimi. Sessizleşiyorum. Oysa konuşmayı nasıl da sevdiğimi bilirsin. Gece, en güzel uyku şarkılarını söylerken bile, susamazdım. Bilsen biraz sese nasıl da ihtiyacım var. Sadece biraz ses. Taşıyamıyorum bu yalnızlığı, oysa nasıl da çoğul yaşıyordum seninle her şeyi. Şimdi çıkıp gelsen, işte buradayım, desen. Kendimi iyi hissetmem için sadece gülümsemen bile yeter... Gel artık yalnızlığı sevmiyorum.