"Hassasiyet bir hastalıktır" fikrinin bütün şahsiyet içinde zaferini temine çok çalışmıştı. Kaç defa arkadaşlarıyla münakaşalarında başkalarına merhametimizin kendimizi daha merhamete lâyık bir hâle getirmekten, yani bu hissimizin mevzuunu değiştirmekten ve onların eziyetlerine nefsimizin vekaletini peşkeş çekmekten başka mânâsı olmadığını iddia edip durmuştu. Kendisinde bu fikrin bütün hayatı idare eden bir prensip, irade haline gelmiş tam bir seciye direği olmasına yıllarca uğraştı. Tamamıyla uyuştuğunu sandığı bu hassasiyet gene ruhunun mazgallarından yukarıya dogru vuruyordu.
Alışkanlık! Zihnimizin haftalar boyunca geçici bir düzende azap çekmesine göz yuman alışkanlık, ama o olmasa kendi imkânlarıyla sınırlı kalan zihnimizin bize içinde yaşanabilecek bir barınak sunamayacağı için her şeye rağmen bulduğu zaman sevindiği
o becerikli ama ağırkanlı düzenleyici!