Pınar Korkmaz

Pınar Korkmaz
@pnrkrkmz
Hiçbir şey ve her şey...
10/10
·531 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2020 20:09
30 yaşa kadar Hakan Günday okumamış olmanın "keşke"si uğradı kültür mabedime. Ben daha ilk satırlarda göz gezdirip harf ve kelimeleri dizginlemeye çalışırken hissettirdi varlığını. Gölgesi düştü önüme, hesap sorarcasına: ‘’Otobiyografik belleğinin hakimiyetini aldığın yaştan beri niye kesiştirmedin yolunu?’’ Neyse ki ölmeden önce kesişti yolumuz, ben de kovdum huzursuzluğa boğan o "keşke"yi. İstemem ben öyle beni yıpratacak şeyleri kutsalımda, aradığım sadece huzurken... Zorlama betimlemelere bata çıka yavaşça uzaklaşarak devam edelim öyleyse: mm²ye düşen muazzam sayıda değerli iplikten üretilmiş kaliteli bir kumaş gibi satırlarının kalitesi; sanat ve hikaye bütünleşmiş her cümlede. Çoğu cümle grubu tek başına birer yapı gibi. Öyle sık yapılar ki hem de... Hem felsefe konuşturmuş, hem siyasi ve sosyal eleştirilere yer vererek yazmış Günday. Gerçi felsefe yapmışlar dediğimizi duyarlarsa vurabilir bizi Kinyas ve Kayra, aman!.. Oldukça da başarılı bir çatısı var kurgunun; -belki özgün değildir ancak daha önce de hiç karşılaşmadım- kitapta okuduğunuz cümlelerin oraya nasıl gelip yerleştiği, başlı başına bir yaratıcılık örneği. ‘’Varlığıma nedensizlikten delirdim ben. Hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan. Hepsini giydim. Hiçbiri olmadı. Hepsi dar geldi.’’ derken Kinyas; varoluşun sancılarını iliklerine kadar hisseden, hayata karşı kaybedilen bir inançsızlıkla ölüme meydan okurcasına hiçliğe sürüklenen iki arkadaşın hikayesinin özünden bahsediyordu aslında. Öyle farklı ve yalnız hissediyorlardı ki ’’Kendisini uzaydan dünyaya düşmüşçesine yalnız hisseden bir adama ilgisini çekecek ne anlatılabilirdi ki?’’ der ayrıca Kayra; Kinyas ve kendisi için bir yerlerde. Hayatın kendisiydi onları yoran. Oksijendi bağımlı oldukları zehir. Güzel kaldırımlardaki insanlardı onları
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Pınar Korkmaz isimli okura yanıt verildi
Pınar Korkmaz
Ne güzel sevindim adınıza :) deneme tarzında mı yazdınız onu da Kinyas ve Kayra'yı da keyifle okuyacağıma eminim kaleminize sağlık şimdiden :)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hiçbir şey ve her şey...
10/10
·531 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2020 20:09
30 yaşa kadar Hakan Günday okumamış olmanın "keşke"si uğradı kültür mabedime. Ben daha ilk satırlarda göz gezdirip harf ve kelimeleri dizginlemeye çalışırken hissettirdi varlığını. Gölgesi düştü önüme, hesap sorarcasına: ‘’Otobiyografik belleğinin hakimiyetini aldığın yaştan beri niye kesiştirmedin yolunu?’’ Neyse ki ölmeden önce kesişti yolumuz, ben de kovdum huzursuzluğa boğan o "keşke"yi. İstemem ben öyle beni yıpratacak şeyleri kutsalımda, aradığım sadece huzurken... Zorlama betimlemelere bata çıka yavaşça uzaklaşarak devam edelim öyleyse: mm²ye düşen muazzam sayıda değerli iplikten üretilmiş kaliteli bir kumaş gibi satırlarının kalitesi; sanat ve hikaye bütünleşmiş her cümlede. Çoğu cümle grubu tek başına birer yapı gibi. Öyle sık yapılar ki hem de... Hem felsefe konuşturmuş, hem siyasi ve sosyal eleştirilere yer vererek yazmış Günday. Gerçi felsefe yapmışlar dediğimizi duyarlarsa vurabilir bizi Kinyas ve Kayra, aman!.. Oldukça da başarılı bir çatısı var kurgunun; -belki özgün değildir ancak daha önce de hiç karşılaşmadım- kitapta okuduğunuz cümlelerin oraya nasıl gelip yerleştiği, başlı başına bir yaratıcılık örneği. ‘’Varlığıma nedensizlikten delirdim ben. Hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan. Hepsini giydim. Hiçbiri olmadı. Hepsi dar geldi.’’ derken Kinyas; varoluşun sancılarını iliklerine kadar hisseden, hayata karşı kaybedilen bir inançsızlıkla ölüme meydan okurcasına hiçliğe sürüklenen iki arkadaşın hikayesinin özünden bahsediyordu aslında. Öyle farklı ve yalnız hissediyorlardı ki ’’Kendisini uzaydan dünyaya düşmüşçesine yalnız hisseden bir adama ilgisini çekecek ne anlatılabilirdi ki?’’ der ayrıca Kayra; Kinyas ve kendisi için bir yerlerde. Hayatın kendisiydi onları yoran. Oksijendi bağımlı oldukları zehir. Güzel kaldırımlardaki insanlardı onları
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Pınar Korkmaz
Hakan Günday'ın bu kitabına daha önce çok rastladım ama açıkçası ilgimi çekmemişti hiç. Yaptığınız inceleme öyle güzel üslubunuz ve konuyu ele alış şekliniz öyle güzel ki kitabı hemen okuyasım geldi bence siz de yazmalısınız kaleminiz muazzam :)
Düşünsene mutlu-mutsuz bir ağaçsın, varoluşunun doğası hislere tabisin sadece. Ancak köklerinde bir huzursuzluk var, yapraklarını titretiyor, hayallerine rağmen; hayallerin neden. Bir şiddete maruz kalıyorsun, boşa değilmiş: kesiyorlar seni ve Shakespeare'n bir kitabına yoğuruluyorsun. Lükse bak, mutluluğa bak; tatlı ölüm, boşa gitmeyen inanç... Shakespeare'den bir parça zihin, senden bir parça selüloz. Hanginiz reankarne? Mutlusunuz kesin. Seni mutlu mutant, elden ele bir ağ gibi süzülüyorsun, bak. Boşa değilmiş zamanında sana sırtını dayamaları o yaratıkların; elleri üstündesin şimdi de. Şiddet, oluyor sana umut, şefkat. Boşa gitmeyen inanç...
Edebiyat
Pınar Korkmaz
Aa ne güzel :) umarım bir kitaba dahil olur biz de keyifle okuruz ellerinize, yüreğinize sağlık
Düşünsene mutlu-mutsuz bir ağaçsın, varoluşunun doğası hislere tabisin sadece. Ancak köklerinde bir huzursuzluk var, yapraklarını titretiyor, hayallerine rağmen; hayallerin neden. Bir şiddete maruz kalıyorsun, boşa değilmiş: kesiyorlar seni ve Shakespeare'n bir kitabına yoğuruluyorsun. Lükse bak, mutluluğa bak; tatlı ölüm, boşa gitmeyen inanç... Shakespeare'den bir parça zihin, senden bir parça selüloz. Hanginiz reankarne? Mutlusunuz kesin. Seni mutlu mutant, elden ele bir ağ gibi süzülüyorsun, bak. Boşa değilmiş zamanında sana sırtını dayamaları o yaratıkların; elleri üstündesin şimdi de. Şiddet, oluyor sana umut, şefkat. Boşa gitmeyen inanç...
Edebiyat
Pınar Korkmaz
Hangi kitaptan alıntı? Okuma merakı doğdu içimde