Post Mortem

Post Mortem
@post_mortem
Bir hiç için bir sürü gürültü...
Привет Чехов (Merhaba Çehov)
8/10
·560 syf.·
2026 1. kitabı
Koca külliyat için her birine ayrı ayrı şeyler yazmak mı, yazmamak mı diye ikilemde kalmışken, bari aklıma takılan, gözüme çarpan birkaç şeyden bahsedeyim dedim. Yayınevinin puntosu, benim gibi gözleri bozmuş okurlar için gayet güzel. Lakin bu puntoya alışınca başka yayınevlerinden okuma yapmanın güçleşeceğini düşünüyorum, umarım yanılırım. Çeviride yer yer sıkıntılar mevcut, bazen kelime hataları, bazen de cümle bütünlüğünü sıkıntıya sokan yerler oldu ama yine de fena bir okuma deneyimi olmadı benim için. İçeriğe gelecek olursak, daha evvelden hiç Çehov okumamış biri olarak gayet memnun kaldım ve de kısa kitaplar vesilesiyle dahi olsa, bu zamana kadar kendisiyle neden tanışmadığıma hayıflandım doğrusu. Neyse, kısmet bu zamanaymış... Yazarın tespitleri çok güzel, hayata dair detaylardan güzel öyküler devşirmiş, yer yer bizden esintiler bulduğum, yer yer "ulan ne kadar da bize benziyorlar" dediğim yerler oldu okurken. Son 50 sayfa kadarlık kısımda biraz sıkıldığımı itiraf ediyorum ama o kısımda dahi öylesine günümüzle benzerlikler içeren anekdotlara rast geldim ki, tarihin, kopya kağıdı kullanılarak yazılsa sırıtmayacağını düşündüm içten içe... Haydn keyifli okumalar :)
Edebiyat
Anton Çehov - Bütün Eserleri 04Anton Çehov · Alfa Yayınları · 202028 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu incelemede ürün yerleştirme yoktur(krem temizleyici dahil)
5/10
·120 syf.·
2025 29. kitabı
Hay senin ocağına gaz veren firmanın boru hatlarına emi... Ocak da ocak, ocak da ocak, kafamızı s.ktin resmen. Her alıntının peşinden gidip her kitabı da okumamak lazım geldiğini öğrendik sayende neyse ki. Okumaya başladıktan sonra kitabın bir üçlemeye ait, hem de üçlemenin ikinci kitabı olduğunu öğrenmiş oldum lakin kitap bittiğinde dahi, bir üçlemeye ortadan dalmanın verdiği bir eksiklik veya huzursuzluk hissetmedim. Huzursuzluğum daha çok, terk edilmenin de verdiği kudurmuşlukla sürekli aynı cümleleri kurup kafa s.ken Franz'dan, yani anlatıcımızdan kaynaklandı diyebilirim. Bir gün karısı, sekiz yaşındaki çocuklarını da alıp evi terk ediyor, sonrasında boşanıyorlar da tabii ve anlatıcımız, alıyor eline kağıdı kalemi, karısına hitaben bir mektup yazar gibi döşendikçe döşeniyor. Yirmi yıllık bir evlilik, başlarda ben de öfkesine hak verdim, bunca sene emek edilmiş ilişkilerin ardından öfke, pişmanlık, hayal kırıklıkları gibi duygular hissetmeden, bunların deşarjını yaşamadan hayata devam etmek pek de mümkün olmasa gerek. Gelgelelim anlatıcımız bir süre sonra ölçüyü kaçırıyor, olayı mizojiniye varan bir seviyeye getiriyor ve karısı özelinde, aslında tüm kadınlarla hesaplaşır hale geliyor. Bence buna gerek yok. Nasıl ki bir kadın terk edildiğinde, aldatıldığında vs. "Bütün erkekler aynısınız" kalıbının kullanılmasına karşı geliyorsak, aynı şeyi hemcinslerimizden de beklemek icap eder. Yoksa böyle böyle birbirimizden soğuyacağız, haberiniz ola. Yapay zekalı seks robotu satan firmaların gazına gelmeyin emi guzum :) Kitabın alıntılarını sitede görene değin, kitaba dair pek de bir fikrim yoktu doğrusu. Zaten öyle bir şey olsa, üçlemeye ortadan dalmazdık değil mi? Ama sitenin de kabahati var bu durumda, zira seri kitapların açıklama kısmına, hangi serinin kaçıncı kitabı
Edebiyat
Ev, Kadınlar, SeksMargit Schreiner · Yapı Kredi Yayınları · 2023740 okunma
Üstad sen ne yaptın yahu...
7/10
·364 syf.·
2025 28. kitabı
Başlıkta sorduğum sorunun, birçok okur tarafından da gerek okurken, gerekse okuyup bitirdikten sonra sorulacağını düşünmüş ki, kendini açıklamaya girişmiş, kitabın sonundaki "Lolita Adlı Bir Kitap Üzerine" kısmında yazarımız. Kitaba sondan giriş yapmış gibi oldum ama bir kere bu cepte dursun. Yazarın edebi yaklaşımı, okurda uyanacak olası düşüncelere karşı cevaplar, kitabın yazım süreci ve bu süreçte yaşananlar, kitabın can alıcı teması olan "pedofilik" ilişkinin, sembolik manada değerlendirilmesi (genç Amerika'yı kirleten yaşlı Avrupa ya da tam tersi), tipik Rus yazar alınganlığı ki buna Strugatski bradırs'ın romanlarına ekledikleri son sözlerden aşinayım ("Adam neden bunu yazmak zorunda hissetmiş kendini?" ya da "Manyakları anlatan kitapları neden okuyacakmışım?" duyguları içinde okuyan süt kuzularının yanı sıra, kitabımı, benim bu kitabın iç düzeni hakkında burada söyleyebileceklerimden çok daha iyi anlayan birçok akıllı, duyarlı ve yiğit insanlar da çıktı.) gibi anekdotlar bu kısımda mevcut. Konudan bağımsız, yazarın kelebek merakı ve eşiyle çıktığı yolculuklar, bu yolculuklar (ki kitaptaki yolculuklara da malzeme sağlamış) esnasında geçtikleri güzergahlar, yakaladıkları kelebeklerin Harvard ve Cornell Üniversitesi koleksiyonlarında sergilenmesi, yazarımızın araba kullanmayı bilmeyip, onca yolu eşinin sürücülüğünde kat etmeleri (bunun nesine hayran kaldın demeyin, hayat müşterek) beni bu çifti sevmeye itti diyebilirim. Ortak zevklerde birleşmek gibisi yok :) Neyse, konudan sapmayalım. Sonuçta kitabın konusu öyle çiçekli böcekli tipten bir şey değil... Kurgu, ana karakter olan Humbert Humbert'ın ağzından aktarılmakta. Bana biraz "Kibar Feyzo" filminin işlenişi havasını da verdi ister istemez. Anlatıcı, başlarından geçenleri mahkeme salonunda, hakim karşısında
Edebiyat
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,522 okunma
Evlilik aşık'ı da öldürüyor mu güzelim?
10/10
·64 syf.·
2025 27. kitabı
Bahtsız dostumuz Gilles, geçirdiği kaza sonrası hastaneden taburcu olur ve fedakar eşi Lisa'nın da yardımıyla, kaybettiği hafızasını geri kazanma, geçmiş hayatını, eşini ve evliliklerini hatırlama gayretine girişir. Nasıl bir adamdır, nasıl bir eştir, ev hali nasıldır, nelerden hoşlanır gibi... Ve bu arayış içerisinde okuyucu öylesi çarpıcı bir metinle karşılaşır ki... Bence evli okurlar bu kitapta kendilerini aynaya bakıyor gibi hissedecek, bekarlarsa evlenmek konusundaki fikirlerini tekrar gözden geçirecek. Bu kadar kısa bir metin, hele de bir tiyatro metni için çok iddialı cümleler gibi gelebilir size bu söylediklerim, fakat metin kısa olmasına rağmen o kadar vurucu ve öyle güzel noktalara temas ediyor ki, ne yalan söyleyeyim, bende akupunktur etkisi yaptı bile diyebilirim :) Karşı cinsle iletişimin zorluklarını yer yer deneyimlemek şöyle dursun (bunu her iki cinsiyet için de söylüyorum), bir de evlilik kurumu içerisinde böylesi iletişim zorluklarıyla karşılaşmak, hele de uzun soluklu evlilikleri düşünmek... O kadar fazla üç nokta kullanıyorum ki, bir yanım "bekara karı boşamak kolay" sözünü haklı çıkarır vaziyette, diğer yanımsa böylesi bir durum içerisinde bulunmaktan imtina eder halde. Yine de finaldeki duruma düşmek istemezdim, zira çorbaya sinek düştüyse bir kere, 5 saniye kuralının da bir anlamı kalmıyor ;) Umarım bir gün o çorbadan içmek durumunda kalmam diyerek incelememsi yazımı sonlandırıyorum ve bir de hayıflandığım durumu dile getirmek istiyorum. Keşke bu güzel metni tiyatroda izlemek imkanım olsaydı... Haydn huzurlu evlilikler, cinayete kurban gitmemeniz dileklerimle ;)
İlişkiler
Evlilikte Ufak Tefek CinayetlerEric Emmanuel Schmitt · Mitos Boyut Yayınları · 2008357 okunma
Kargaburnunun takım çantasında ne işi var =P
7/10
·112 syf.·
2025 26. kitabı
"Büyük yazarlar ve tamirat ne alaka?" diyebilirsiniz. Fakat bu basit soru, meraklı bir okura böylesi bir kitabın sayfalarını çevirtmeye yeter de artar bile. Adı üstünde, Kırkmerak serisinin 10'uncu kitabı olan bu kitap, elinden pek de bir iş gelmeyen fakat edebiyatla haşır neşir, hayranı olduğu yazarlardan ders alacağından dolayı memnun ve beklentiyle dolu okurlara tamirat öğreten bir kitap olmaktan ziyade, seçkin yazarların üslupları örnek alınarak yazılmış, nadide eserlerine göndermeler içeren sahnelerin arasına tamirat detayları serpiştirilmiş kısa öykülerden oluşan bir kitap. Yolculuk boyunca kah "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" dekorunda pencere camı değiştirecek, kah "Bulantı" içerisinde tıkanık lavaboyu açacak, kah "İmkansızın Şarkısı" çalarken badana yapacağız ve daha nicesi... Belki son diye, ama yok yaa değil değil, en çok Anais Nin eşliğinde kapı boyamaktan hoşlandım. Boya yapmanın erotizmle harmanlanışı, simgesel anlatımın hayal gücünü gıdıklayışı... Üff yani ;) Bunun dışında kitaptaki her bir öyküye ait, farklı tarzlarda yapılmış resimler de harika detaylar olarak göze çarpıyor. Uzun okumalar arasında es vermek istediğinizde yahut birden çok kitap okurken araya farklı bir tür eklemek istediğinizde bir şans vermenizi tavsiye ederim. Haydn keyifli okumalar :)
Edebiyat
Sartre'ın LavabosuMark Crick · Can Yayınları · 201161 okunma