Post Mortem

Post Mortem
@post_mortem
Bir hiç için bir sürü gürültü...
Bekle...
6/10
·104 syf.·
2026 3. kitabı
Beş mi olsun altı mı derken, bu sefer çok darlanmadığım gerçeğini de göz önünde bulundurarak altı puan verdim dedem. 210 sayfa diye söz vermişsin editörüne fakat 99 sayfa anca yazabilmişsin. Aramızda kalsın ama bazı sayfaları, pilot kalemle yazıp da "arkasında izi kalmıştır" düşüncesiyle boş bıraktığımız gibi boş bırakmasaydın, bazı sayfaları da büyük büyük puntolarla, tek cümlelik veya tek kelimelik hamlelerle doldurmasaydın 99'u da göremezdin. Ayrıca bu kitabında, benim de hayranı olduğum "Tatar Çölü" romanına birkaç kez değinmen gayet hoşuma gitti. Yine de eğer henüz bu eseri okumamış okurlar varsa, bu kitabın 10. sayfasında spoiler yiyecekler sayende, uyarması benden ;) Geçmişinden hikayeler dinlemek güzeldi, e bir de yaşlı başlı adamsın, onca yılın birikimi var. Haliyle güzel kitaplar, filmler ve de şarkılar serpiştiriyorsun cümlelerin arasına. Meraklı okurlar sebepleneceklerdir illa ki. Tek cümle, tek kelime falan dedim ama koca bir sayfaya nal gibi çakılı o bir tek soru işaretinin, normalde durup düşünmeme sebebiyet vermesini dilerdin belki ama, ben kağıt israfı kısmına takıldım bilesin. Bu aralar, olur olmadık şeyler için durup düşünürken, belki de bazı bazı da düşünülmesi gereken yerlerde başka başka tavırlar sergiliyor olabilirim. Neyse, çok konuştum aynı senin gibi. Bekleyişlerimin biriktiği bir dönemde, beklemekten bahseden birkaç satır okumak bana iyi geldi mi gelmedi mi bilmem. Bir gün "Dul" kalışın hakkında da konuşacağız unutma. Haydn kendine iyi bak :)
Edebiyat
Bekleyecek Vaktim Kalmadı ArtıkJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20253,738 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Uygun adım... Marş!
Sürekli koşturuyorlar, mutluluğun peşinden koşuyorlar. Mutluluk koşarak yakalanmaz halbuki, yürürken yakalanır. Yavaş yavaş yürürken, kendinle iyi geçinerek, kendinle iyi anlaşarak. Unutmak, kendini kaybetmek, kendinden kaçmak, kendini kurtarmak için hızlanmak yerine uygun adım yürürken.
Sayfa 56
Mutluluk
Peki insanların beyni de gelişti mi? Sanmam. Gençler için hazırladığım bir trafik kılavuza şöyle yazmıştım: "Bir otomobil şoförünün IQ'su hızıyla ters orantılıdır." Tabii, "Ne kadar hızlı gidersen o kadar aptalsındır!" yazmaya cesaret edemedim.
Sayfa 54
Alıntı
Aman sen arabadan inme yazar dedem, başın yanar
Adamın biri beni takip ediyor. Virajlı dar bir yoldayım. Normal hızda gidiyorum. Selektör yapıyor, dibime yanaşıyor, tehlikeli bir şekilde bana yakın, beni korkutuyor. Ara sıra korna çalıyor. Dikiz aynasından suratına bakıyorum. Gözleri yuvalarından fırlamış, tek başına konuşuyor, kıpkırmızı olmuş. Abuk sabuk hareketler yapıyor. Bana ağlayan bebekleri anımsatıyor... Neden beni geçmek istiyor, neden hızlanıyor? Onu bekleyen biri mi var? Acele bir durum mu var? Sebebini o da bilmiyor. Acele ediyor çünkü acelesi var. İlk o varmak istiyor. İyi de nereye? Bilmiyor. Ölmek mi istiyor? Gökyüzüne ilk varan mı olmak istiyor?
Sayfa 51
Alıntı
Sabırsızlık Hastalığı
Size yazmak için daha fazla beklemek istemedim. Sabırsızlık hastalığıma deva olsun diye yazdım bu kitabı. Sabırlı* kişi hasta değildir. Sabırsız kişi ise tatmin olmaz, doyumsuzdur, yatıştırılamaz, erişilemez, disiplinsiz, idare edilemez, dengesizdir. Sabırsız kişi daha başlamadan bitirmek ister. Sabırsız kişi hep olmadığı yerde olmak ister. Sabırsız kişinin zamanı kısıtlıdır. Sabırsız kişi başkalarının zamanını düşünmez. Hep onun emrinde olunmalıdır. On dakikaya çıkıyorum. Hemen motorlu beygirime biniyorum. Bir şey söylemek istediğimde kendimi tutamıyorum. Artık daha fazla bekleyemem, bir an önce çözülmesi gerek: Söylüyorum ya, düşünmeden konuşuyorum işte. Buna spontanelik deniyor. Söylediklerimden hep pişman oluyorum... Öfkelenmeden, dalaşmadan, hakaret etmeden, aşağılamadan, ortalığı kırıp dökmeden önce beklemeyi bilmek gerekiyor. Aceleci sinek olmamak lazım. Son mektubu yazmadan önce beklemek lazım. Haklı olduğunu, karşısındakininse hatalı olduğunu düşünmeden, köprüleri yıkmadan beklemek lazım.
Sayfa 50 - *Fransızca "patient" hem sabırlı hem de hasta anlamına gelir.
Alıntı