“Kimbilir,iç sıkıntısı olmasa,belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı...Yaşamın amacı alışkanlıktı,rahatlıktı. Çoğunluk çabadan,yenilikten korkuyordu. Ne kolaydı onlara uymak!...Güçlüğü umutsuzca zorlamak bile güzeldi. Ve aylak olmak dünyanın en zor işiydi.”
Denizin dalgalanması,ağacın yapraklanması gibi dünyada insanlanıyor.
Kişisel hikayelerimiz etrafımızdakilerin hikayeleriyle uyumlu olduğu sürece,hayatın anlamlı olduğunu ileri sürebilir,bu bilinçle mutlu olabiliriz. Bu aslında üzücü. Mutluluk gerçekten kendi kendini kandırmaya mı bağlıdır?