Zaten yarım olan aklını, şans oyunları, araba markaları, futbol ve porno sayesinde tamamen yitiren erkek, o eski otoritesinin özlemi içerisinde, kadının kendine saygı duymasını beyhûde yere bekleyedursun; seveceği, saygı duyacağı, sözüne itibar edeceği, şefkatli kollarına sığınabileceği, gölgesinde kendini huzur ve güven içerisinde hissedeceği, iradesini, sevgiyle ve rızayla teslim edebileceği o yiğit ve merhametli erkeği masallarda kaybeden postmodern kadın da, özgürlüktü, çalışmaktı, para kazanmaktı, feminizmdi, kadın haklarıydı, pozitif ayrımcılıktı derken; tamamen kontrolden çıkmış, tanrının, devletin, toplumun ve erkeğin egemenliği altında geçirdiği binyılların intikamını alırcasına, tamamen başına buyruk bir hale gelmiş ve Tanrı vergisi şeytanî zekâsıyla bizi bile tahtımızdan edecek kadar fütursuz bir yaratığa dönüşmüştür.