Fransız Devrimi’nin fikir babalarından Jean-Jacques Rousseau, Toplum Sözleşmesi eserinde bir toplumsal düzenin kurulabilmesi için en iyi yöntemin toplumsal sözleşme yapmak olduğunu açıklamıştır.
Toplum Sözleşmesi, siyaset ve devlet yönetimi alanında yazılmış en temel ve en iyi kitapların başında gelir. Bu kitap Platon (Eflatun)’un Devlet adlı eserinden sonra okunursa daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Rousseau kitabının girişinde; “... Ben ne kralım ne de kanun koyucu; onun için politika üzerine yazıyorum ya! Hükümdar ya da kanun koyucu olsaydım, ne demek gerektiğini söyleyip vaktimi boşa harcamaz ya yapacağımı yapar ya da susardım.” diyerek bu kitabı yazma gerekçesini açıklamaktadır.
"İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur..." diyerek toplumsal hayatın insanı nasıl köle yaptığını açıklamıştır.
Rousseau'ya göre, doğa yasaları gereğince yaşayan insanlar özgür ve eşittirler, toplum düzenine geçince bu mutluluğu yitirmişlerdir. İnsanlar arasındaki sorunlar çoğunlukla mal-mülk tutkusundan doğmuştur. Ayrıca, bir avuç güçlü insanın başkalarını buyruk altına almasıyla da insanlar arasında kölelik-efendilik ilişkileri ortaya çıkmıştır. Kısacası, insanın yaradılışı ile toplum içindeki koşullar arasında bir karşıtlık doğmuştur.
Rousseau’ya göre: Toplumsal birliğin temelini, doğa durumunda yaşayan insanların çeşitli çıkarlar uğruna birbiriyle sözleşme yapmasına bağlamaktadır ki kitabın ismi de bu düşünceden gelmektedir. Yani toplum, insan üretimi bir birlik olup amacı güvenlik ve refaha dayanmaktadır. Toplumsal düzen, doğada bulunmaz, yalnızca sözleşmelere dayanır. Yine de o kutsal bir hak olarak var
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,9bin okunma
Biz gitmemiz gereken en iyi yeri, gitmek istiyorum diye düşündüğümüz güzel yeri, kendimizi geliştireceğimiz yeri de az çok biliyoruz. İyi bir hayat yaşamak istiyoruz, doğru umut ve arzularımız da var. Güvenebileceğimiz sağlam bir inanca sahip olmak için sabırsızlanıyoruz.