"Uzaktaki bir deniz feneridir çocukluğum
Ve artık ışığıyla beni korumaktan yoksun.
Arasıra parlar bazı geceler
Ve o zamanlar beni çıldırtırcasına ağlatan
Ve yalnızlıklarla iteleyen şeyler
Şimdi dudağımın kıyacağında bir gülücük olur
Bir el çekip alır kulaklarımdan kiraz küpelerimi
Bir incir ağacının dallarına tüneyip de söylediğim türküleri
Bir ses boğar ve o ağacın pütürlü yaprakları tüylerimi ürpertmez artık..."
"Ey bir çocuğun en içten gülüşünde kalan güneş
Kitapların içinde sessizce göveren
Ve bir işçiye ellerinin anlamını öğreten aydınlık
Kalbimi sana uyarlıyorum
Akla beni!"