Akılla kâmil bir çözüm bulunmuyor. Sorduğu sorulara ce-vap alamaması insanda müthiş bir sıkıntıya sebep oluyor. Bu soruların cevabı, aşkın kaynaktan gelen cevapta gizli. Aşkın kaynak, "vahyi" seküler bir dille ifade etme biçimidir. Biz ona vahiy deriz. Eğer insanın terbiyesinde veya eğitiminde bidayet-ten beri o aşkın kaynaktan gelen haberin varlığı ve bunun değerli olduğu işlenmemişse böyle bir veriyle kırklı-ellili yaşlarda karşılaştığı zaman onu kabul etmekte çok zorlanıyor. Buna hep akli bir ispat arıyor. Halbuki yok, bunu böyle kabul edeceksiniz. Bu sebeple, çocukluktan itibaren aklın ötesindeki alanı eğitmek çok önemli.
Araçsal akıl çok önemli; ama insanlara yetmiyor. Birçok insan o araçsal aklın yetmediğini fark etmiyor, hayatını öyle tamamlıyor. Çok az insan da araçsal akılla o aklın erişemeyeceği noktaları sorguluyor. O zaman işte problem başlıyor. Çocuk-luktan itibaren gördüğümüz, algıladığımız, deneyimlediğimiz dünyanın ötesinde bir başka dünya da var ve bu dünyadan bize çok ciddi haberler geliyor. Bu haberler bize bir hayat anlayışı, sevgisi, muhabbeti, yolu çiziyor. Bu eğitimi almışsak rasyoyu kullanıyoruz. Ben hâlâ, rasyonel aklımı kullanıyorum ve ondan çok memnunum. Bana bir yük vermiyor, efendi efendi yerinde oturuyor.