Parlak fikirleri olanlar sadece dahiler değildir. Herkes olabilir. Fikirler birçok farklı şekillerde ortaya çıkar. Ayrıca, şimşek gibi de çakmazlar. Fikirler, bilginin toplanması ve düzenlenmesi surecinin zirve yapmış halidir; günler, haftalar hatta yıllar boyu bir problem ya da olasılık üzerine düşünmenin, zihinsel bir yapbozun parçalarını tekrar bir araya getirmenin ve kişinin zihinsel planını geliştirmesinin sonucudur.
Çocukta aidiyet hissinden önce güven duygusunun oluşması gerekir. Kişi ilk yıllar annesinden güven duygusunu edinememişse ailesiyle aidiyet de kuramaz. Dolayısıyla bu iki duyguyu da dışarıda aramaya başlar. Mesela erkek çocuk küpe takmak ister. Kız da an­nesinin ve ailesinin tarzından çok uzakta kalarak absürt şekilde giyinir. Aslında buradaki problem çocuğun anne­yi babayı dinlememesi, verilen nasihatleri anlamaması değildir. Çocuğun aidiyet hissiyle bir başka gruba dahil olması, orada kendini emniyette-güvende hissetmesidir. Bunlardan dolayı da davranış kopyalaması gerçekleşir. Mesela sigara içmek gibi ... Sigara içmeye başlayan genç diğer sigara içenler­le aidiyet kurmuş, onlarla bütünleşmiştir. Yoksa annesi babası sigara içmeyen birinin aidiyet hissi kurmadan, kendi istek ve iradesiyle sigara içmesi mümkün değildir. Yalnız ebeveynler bu örnekten yola çıkarak taklit ile çocuğun bilinçli tercihini birbirine karıştırmamalıdır. Tak­litte bilinçsiz bir yol alış vardır.
Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Önemli Bir Mesele
Reklam
Ebeveyn Küsmemelidir
Ebeveynlerin en yaygın yaptığı yanlışlardan biri de çocuğa küsmektir. Bunu çoğu zaman problem karşısın­da adeta koz olarak kullanırlar. Zira kendileri de sorun çözme yöntemi olarak bunu görmüşlerdir. Halbuki bu tutum güven duygusunu çok zedeler. Kişiye verilmiş ağır bir cezadır. Çünkü insanın var olma ihtiyacı fiziksel ihtiyaçlarından önce gelir. Bundan dolayı bireyler kılık kıyafetine dikkat eder, süslenir, konuşmasını düzeltir, arabasını-evini yeniler, mesleğinde yükselmek ister. İnsana verilebilecek en büyük ceza ise onun varlığını görmezden gelmek yani ona küsmektir.
Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Bunu ben de yaşamıştım ne tesadüf… sjsjsjsjsj
“Dün gece matematik resti çözerken neredeyse sinir krizi geçirmek üzereydim. Bir problem sorusu yüzünden kafayı yiyecektim. Dakikalarca uğraştım ve cevabı buldum ama bulduğum cevap tamamen yanlıştı çünkü çocuk dedesinden üç yaş büyük çıktı."
Sayfa 277 - Beste·Kitabı okudu
Alıntı
ABD’li Yahudi bilim insanı Norman Finkelstein:
Problem sadece Netanyahu değil, İsrail toplumunun tamamı! Anketlere bakacak olursanız İsrailli Yahudilerin yarısı İsrail'in Gazzede soykırım yapması gerektiğine inanıyor. Anketler bunu gösteriyor. Ankete katılanların yaklaşık %70-75'i Gazzede hiçbir masumun olmadığını söylüyor. Nüfusun yarısı çocuk olmasına rağmen Gazzede hiç masum yokmuş! İsraildeki muhalefet lideri, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) bir hobi olarak -dikkat edin bir hobi olarak- çocuk öldürdüklerini söyledi.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Akılla kâmil bir çözüm bulunmuyor. Sorduğu sorulara ce-vap alamaması insanda müthiş bir sıkıntıya sebep oluyor. Bu soruların cevabı, aşkın kaynaktan gelen cevapta gizli. Aşkın kaynak, "vahyi" seküler bir dille ifade etme biçimidir. Biz ona vahiy deriz. Eğer insanın terbiyesinde veya eğitiminde bidayet-ten beri o aşkın kaynaktan gelen haberin varlığı ve bunun değerli olduğu işlenmemişse böyle bir veriyle kırklı-ellili yaşlarda karşılaştığı zaman onu kabul etmekte çok zorlanıyor. Buna hep akli bir ispat arıyor. Halbuki yok, bunu böyle kabul edeceksiniz. Bu sebeple, çocukluktan itibaren aklın ötesindeki alanı eğitmek çok önemli. Araçsal akıl çok önemli; ama insanlara yetmiyor. Birçok insan o araçsal aklın yetmediğini fark etmiyor, hayatını öyle tamamlıyor. Çok az insan da araçsal akılla o aklın erişemeyeceği noktaları sorguluyor. O zaman işte problem başlıyor. Çocuk-luktan itibaren gördüğümüz, algıladığımız, deneyimlediğimiz dünyanın ötesinde bir başka dünya da var ve bu dünyadan bize çok ciddi haberler geliyor. Bu haberler bize bir hayat anlayışı, sevgisi, muhabbeti, yolu çiziyor. Bu eğitimi almışsak rasyoyu kullanıyoruz. Ben hâlâ, rasyonel aklımı kullanıyorum ve ondan çok memnunum. Bana bir yük vermiyor, efendi efendi yerinde oturuyor.
Reklam
Reklam