Kaygı, arzu, umut bizi geleceğe doğru atıyor; bizi olacak olanla, hatta bizim artık varolmayacağımız zamanla oyalayarak, şimdi varolana dair duygu ve düşüncelerden bizi yoksun bırakıyor.
Adamlar küfürler, aşağılamalar, insan beyninin çürümeye yüz tutmuş hücrelerinden salınan sümüksü sözcükleriyle, vahşetin yüzeyindeki iğrençliğini gövdeden içe işletmeye çalışıyorlar.