“ben gerçekten kötü bir insan değilim. ne aksi bir adamım ne de uysal biriyim. ne namuslu ne alçak ne de onurlu biriyim. ne bir kahramanım ne de bir korkak. ben, hiçbir şey olamadım.”
“..yani kendi küçük hayatlarını dar kafalı küçük formüllere göre yaşayanları, bir araya toplaşmış sürüler dışında var olamayan varlıkları, yaşamlarına başkalarının düşüncelerine göre kalıplara sokanları, kölesi oldukları çocuksu kurallar nedeniyle gerçekte yaşamayı ve birey olmayı beceremeyenleri
düşününce bir iki kez acı kahkahalara boğuldu.”
“Gitme sebeplerini başkasında aramak kolay yoldu çünkü tüm insanlar hatalarla, eksiklerle donatılmıştı. Marifet birlikte büyüyebilmekte, gelişebilmekteydi.”
“… acı çekmiş, kırılmış, hatalar yapmış insanlar aslında değer kaybetmez, kazanır. çünkü bundan bir anlam çıkarmış, olgunlaşmış olarak yoluna devam etme şansına sahip olur. nasıl ki eşyayı değerli kılan ‘yeni’ olması değilse, bireyi değerli kılan da ‘yarasız’ olması değildir, yaşanmışlığıdır.”