“Danimarkalılar için gerçeklik kendi duygularımızı anlamakla başlar. Eğer çocuklarımıza iyi ya da kötü bütün gerçek duygularının farkında olmayı, onları kabul etmeyi ve değerleriyle tutarlı bir şekilde hareket etmeyi öğretirsek, hayatın zorlukları ve inişli çıkışlı yolları onları yıldırmayacaktır. Doğru olduğunu hissettikleri şekilde hareket ettiklerini bileceklerdir. Sınırlarını nasıl fark edeceklerini ve diğerlerinin sınırlarına
nasıl saygı duyacaklarını öğreneceklerdir. Değerlere dayalı gerçek bir özgüven olan bu iç pusula, insanın hayatındaki en güçlü yol gösterici haline gelir ve dış baskılara karşı büyük ölçüde dayanıklıdır.”