Sevdiğin insanı kendine yabancı hissettiğin an. Bir şeylerin yolunda gitmediğini bilmezlikten gelmeyi sürdürdüğün uzun günler ve gecelerden sonra bir akşam ansızın kesin olarak bildiğin an. Apansız şiddetli bir düzensizlik duygusu ve derin bir güceniklikle çarpılarak her şeyin bittiğini anladığın an.
Ferda'nın benim üzerimdeki karşı konulmaz gücü olduğunu ise çok daha sonra fark ettim. Bu güç çoğu zaman sessizdi ve bana, ne yapmam, nasıl olmam gerektiği konusunda dillendirilmiş taleplerle ulaşmıyordu. İrademe bırakılmış gibi görünen durumların çoğunu ondan bana yansıyan, tanımlanmamış saf bir olumsuzluk duygusu yönlendiriyordu.
Görünürde özgürdüm ama kocama duyduğum abartılı sevgi benim için kendi başına bir zorunluluk, dahası ayak bağıydı. Gizli de olsa kendi kendime yarattığım görev duygusu altında eziliyordum.