Bana derler ki "Verilenler, günahları örter, perdeler." ben de derim ki "Örtülüp, perdelenecek şeyleri azaltmak daha iyi değil mi?"
Bana derler ki "Verenin malı artar." Ben de derim ki "Malım artsın diye vermek, vermek midir, almaya hazırlık mı?"
Senden özür dilerim. Bana gösterilmemiş, öğretilmemiş, yaşatılmamış olmalarına darıldığım ve reddederek intikam aldığıma inandığım samimi, sıcak duyguları sana veremedim.
Zamanda yolculuk ediyorum. Senin zamanında. Hiçbir zaman bize ait olmayan, dümdüz ilerlediği zannedilirken geçmişle ve gelecekle kesişip duran, bizi geleceğe götürmeyeceğini sandığımız, oysa bizzat içinden geçmekte olduğumuz doğuran çember zamanda.