Perdeyi aralayıp sokağa bakıyorum. Ne garip, sanki sadece bu evde değil, bu evin dokunduğu her yerde yaşam yirmi yıl önceki o güzel çocukluk günlerinde donmuş gibi.
Sevmenin en zor yanı sevilmek... Ne kadar aptalmışım, sevmenin en zor yanının, kendini bir kenara koyup, sevildiğini görmek olduğunu anlamak için, yalnızlığımı kendime tekrar tekrar tarif etmem gerekiyormuş demek ki. Yaşatamadığım bir aşkı, yazarak yeniden kazanamayacağımın farkındayım artık.
Nereye koyacağımı bilemediğimden, bir kucağıma bir masanın yanlarına saklamaya çalıştığım ellerimi ilk olarak o tuttu. Kısacık bir cümlenin içine defalarca "sevgi" kelimesini yerleştirmeyi o başardı.